28 Mayıs 2016 Cumartesi

Konser: Eleni Karaindrou Aya İrini Müzesi

Eleni Karaindrou konseri son anda gözüme çarptı. Bileti hemen alıp konseri beklemeye başladım.
Sabiha ile gittik. Konser mekanı da
Sultanahmet Topkapı Sarayı bahçesindeki Aya İrini müzesi. Akşam 20:00 başlayacak konsere biraz geç kaldık . Havalardan mı bilmem karnım ekşi ekşi

konserden sonra yemek programı yapıp 19:45 gibi salona girdik. Salon tıklım tıklım hala da seyirciler geliyor. Her yer her görüş alanı dolu.

Konser az bir gecikmeyle başladı.

İstanbul senfoni orkestrası önce geldi sahneye, daha sonra şef Ender Sakpınar, daha sonra Eleni Karaindrou ve 4 arkadaşı. Bir akordeoncu, bir saksafoncu,
piyanist, gitarcı.

Konser başlamadan önce şef bu konserin sezonun son konseri olacağından bahsetti. Salon alkış.

Daha sonra sponsoru sahneye davet etti, sponsoru alkışlamamız bekleniyor. Banka sponsor. Halktan aldığını halka geri veriyor, kepçeyle alıp,

çay kaşığıyla vermek. Neyse. Ben de alkışlamayayım değil mi:)

Salon çok soğuk, taş. Esiyor. Montunu çıkaran az kişi var.

Eleni Karaindroui, piyanoyla başladı. Salonun uğultusu birden kesildi. Birbirinden güzel parçaları seslendirdiler.

Gecenin bence fark yaratanı saksafoncuydu. Saksafon sesine beğenim ve ilgim arttı.

20 dk'lık aradan sonra konser kaldığı yerden devam etti. Gitar biraz daha olaya dahil oldu.

Gecenin son parçasında ise To Vals Tou Gamou 'ya yer verildi. Akordeoncu çok güzel bir performans sergiledi. İdso 'da gayet iyiydi.

Tekrar şarkıları yine To Vals Tou Gamou idi. Halk olarak çok seviyoruz sanırım.

Ilık bir İstanbul akşamında konser sonrası köftecinin yolunu tuttuk.

8 Mayıs 2016 Pazar

Konser: AAE projekts Livingroom

ülkemizde pek sık akordeon dinletilerine, konserlerine rastlayamıyoruz. dolayısıyla da taksim istiklal caddesine çıktığımda akordeon çalan birini görürsem, üç dört parça dinlerim.
gözünün içine bakarım çalanın.
canlı akordeon dinlemek bir başka olur. çok etkileniyorum gerçekten.
bahsedeceğim konu bu hafta ki o sık rastlamadığımız akordeon konserlerinden biri.
accordeon aae grubu.
aziz ali elyağutu’nun akordeon çaldığı, Oğuz Han çello da, alpaslan aslan ve şenol cümbüşlü perküsyonda olduğu bir müzik grubudur.
akordeon sevenler hoşuna gidecek bir programa sahipler. batı müziğinden, kafkas ezgilerine, caz ve tango ya kadar geniş bir yelpazesi var.
dinlerken keyif alırsınız. güzel bir geceniz olur. 🙂
siz de programınızı ona göre yapın.
tek negatif tarafı biraz geç başlıyor.

Geçen sene böyle bir yazı yazmıştım.

Özhan Koray Çatak arkadaşımın paylaştığı bir videoyu görünce eski günler aklıma geldi.

5 Mayıs 2016 Perşembe

Konser: Anima Ceylan Ertem Sakarya Üniversitesi

Ceylan Ertem'in vokal olarak yer aldığı alternatif bir rock müzik topluluğuydu. Geçmiş zaman kullanıyorum, çünkü 2007 yılında dağıldılar.

Ben Sakarya üniversitesinde Merkez Kantin'de izlemiştim. Ciddi bir kalabalık vardı. Pek sık konser düzenlenmediğinden değil bence ciddi sayıda

rock müzik sever vardı. Ceylan Ertem tabi o zamanlar genç bizim gibi :) sahne performansı gayet iyiydi. Öğrenci işi bir konser değildi, gayet

profesyonel bir konserdi. Tabi tüm şarkılara da eşlik edemesek de genel olarak fena değildi.

Öğrenci konserlerinde alternatif sanatçılara alternatif düşüncelere yer verilmeli. Mümkünse değil ücretsiz olmalı.

10 sene önce gittiğim bir konseri hala anımsıyorsam bu gerçekten önemli bir etkinlikmiş. İyi yer etmiş.

Konser: Martynas Levickis İş kuleleri

Akordeon sevgimin ne kadar olduğunu beni tanıyanlar bilir, müzik ve akordeon ilişkisi üzerine yazılarımın sayısı çok fazladır.

İstanbul'da da pek akordeon ile ilgili  konser düzenlenmediği için bu tip etkinlikleri dört gözle bekliyorum.

Konser duyurulunca çok heyecanlandım. Martynas Levickis, İstanbul'a geliyor. Kendisi Litvanya'da düzenlenen yetenek yarışması sonrası birinci oldu ve tüm ülkece tanınan bir konuma geçti. Eğitim kapıları ona açıldı ve üst düzey okullarda eğitimini tamamladı.

Akordeonuyla ülkelerin bir çok önemli salonlarında yer almaya başladı. Kısa sürede gayet iyi bir yol aldı diyebiliriz.

Martynas Levickis, İstanbul'da ki konserini Geneva Camerata grubuyla verecek. Ünlü şef David Greilsammer ile birlikte.

Konserde yerimi aldığımda şöyle bir güzel olay oldu. Yanımda oturan seyirci Martynas Levickis ile ilgili benim önceden yazdığım bir yazıyı okuyordu.

Çok duygulandığım bir andı.

Konsere geri dönersek, Martynas Levickis'in akordeonu hala gözümün önünde. Simsiyah bir Pigini akordeon. Akordeonu hep ayakta çaldı ve büyük bir ustalıkla. Kendini iyi geliştirmiş, akordeona hakim.

Konser bittiğinde çok iyi bir gece geçirdiğimi düşündüm, ülkemizde ki Litvanyalı bir grupta izlemeye gelmişlerdi. Çiçeklerini konser bitiminde sundular.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Konser: Serkan Çağrı Harbiye Açık Hava

Açık hava konserlerinden biri daha ünlü klarnet virtözü Serkan Çağrı. Uzun zamandan beri gitmek istediğim konser.

Yerimizi aldık. Hava ince ince esiyor. Serkan Çağrı'nın klarnete üflemesiyle tüm seyirciler sus pus, pür dikkat kesildik.

Gerçekten ülkemizin sayılı icracılarından. Konserin ilerleyen dakikalarında Yavuz Bingöl ve Öykü Gürman eşlik ettiler.

Biz aslında Serkan Çağrı için gitmiş, diğer arkadaşları da dinlemiş olduk.

Serkan Çağrı seyirciyle uyum sağlayabilen biri. Dolayısıyla izleyiciler sıkılmadan konser izliyor. Kendisinin de odaklanması üst seviyeye çıkıyor. Konserin ilk dakikası nasılsa son dakikası da öyle oluyor.

Ders niteliğinde konserler.

3 Mayıs 2016 Salı

Konser: Bilkent Senfoni Orkestrası Cristoph-Mathias Mueller Julian Cemal Reşit Rey

Bilkent Senfoni orkestrası ülkemizin sayılı senfoni orkestralarından biridir. 1993 yılında kurulmuştur. 13 farklı ülkeden sanatçılar yer almaktadır.
Akademik bir yapısı vardır. 20 yıldır aralıksız yılda ortalama 50 etkinliğe katılmaktadır. 2003 yılında bir dünya markası etiketi ile albümyayınlayan ilk Türk topluluğudur. 2009 yılında unicef Türkiye iyi niyet elçisi seçilmiştir.
Konserin diğer bir önemli yanı, uluslararası ünü olan, hatta kimi eleştirmenlerce dünyanın sayılı seflerinden biri olan Cristoph-Mathias Mueller'in sahne alacak olmasıdır.

Şef Mueller, İsviçre doğumlu.Yüksek lisansını keman, masterını orkestra şefliği alanında yapmıştır.  Kendisinden şöyle bahsedilmektedir. " Sınırsız enerjisi, sanatsal doğruluğu ve yüksek entellektüel standartıdır.

Julian Steckel, 1982 yılında Güney Doğu Almanya'da doğan Viyolonsel sanatçıdır. 2009 yılında ödül almaya başlamış ve aşağı yukarı her sene bir ödül almıştır.
2011 yılından beri Rostock üniversitesinde profesördür.

Kısaca konser verecek sanatçılardan bahsettim. Bu sırada konserin başlamasına 5 dk. var. Salon boştan az dolu. Öndeki 5-6 sıra diyelim.

Bu esnada bu ve birçok konserimizin sponsoru olan Borusan Klasik radyosuna da teşekkür ederim.

Orkestra yerini aldı. En son şef Cristoph-Mathias Mueller geldi. Karizma yerinde. Haydn'dan başladılar. Senfoni NO. 85 Si Bemol Majör Kraliçe.

İki bölümden oluşan birinci yarısının ortalarında ödüllü viyolonsel Julian Steckel sahneye çıktı. Bence konserin süpriziydi, hemde büyük bir süpriz, uzun zamandan beri gördüğüm sayılı virtüözlerden biri. Çok iyi konsantre, repertuvara hakim, ezbere biliyor, çalış ustalığı, kendine
has tarzı çok rahat hissedebiliyorsunuz, seyircinin tek bis'i sonrası sahneye yeniden çıkışından Bach'tan bir sonat çaldı. Arkada ki Viyolonselcilerin bakışları hala aklımda.

Bilkent senfoni orkestrası'na gelirsek beni en çok etkileyen çalgı, obua idi. Başarılı gerçekten. Güzel bir konserden çıkmanın dinginliğiyle arabaya doğru yol aldık, nemli bir İstanbul bahar akşamında.