23 Haziran 2016 Perşembe

Konser: Richard Galliano - Fransız Sarayı Bahçesi

Ramazan Ayı bir yaz sıcaklarıyla birleştiğinde değişik bir atmosfere büründü. İstanbul da öğle vakti gezen bilir, klimalar etkisizdir.

Yaklaşık 3-4 ay önce aldığım bir bilet. İstanbul Müzik festivali kapsamında düzenlenen Sylvain luc gitarcı ve dünyanın en iyi akordeoncularından Richard Galliano 'nun Fransız Sarayında ki konseri.

Konserin başlamasına bir ay kala güvenlik önlemleri alındı. İsimleri önceden yazdırdık. Kayıt altına alındı.

Fransız Sarayı'nın girişi biraz arada kalmış. Fakat iyi güvenlik önemi alınmış, kimlik kontrolleri, üst baş aramalar, çanta kontrol.

İzleyiciler sıkılsa da mecbur, ne hale geldik.

Konserin başlamasına bir saat kala mekandaydım. Çok güzel ferah bir yer. Yalnız sandalyelerin dizimi ve rahatsızlığından herkes şikayetçiydi. 


Her sandalyenin üzerine program konulmuş. Gözüme çarpan Sylvain luc' un cümleleriydi. " Teknikte ustalık hiçbir zaman benim hedefim olmadı. Müzik bir yarışma değildir. Müziği çalarsın. Müziği yaşarsın. Müzik paylaşmaktır; insanları bölmemelidir.

Konser 15 dk. gecikmeyle başladı. İlk parçalarda akordeonu sadece tiz kısmıyla çaldı. Daha sonra sağ sol eli büyük bir ustalıkla kullandı. Konser Edith Piaf saygı temalı olduğundan onun seslendirdiği parçalara da yer verildi.

Hava yavaş yavaş soğumaya başlamıştı. Öğlenki 40 dereceden eser yok. Esen sadece rüzgar :)

Konserin ortalarına doğru 
Richard Galliano çok güzel bir solo çaldı. Akordeonu sevenler için kaçırılması halinde üzüntü yaratacak bir durum.

Uzun zamandan beri beklediğim konser bitti. Yüzümde keyif ve alınan önlemlerden dolayı bir tedirginlik.

Tek bis yaparak konseri sonlandırdılar. Çiçek takdimi yapıldı.

Birden izleyiciler kapıya yöneldiği için ufak bir sıkışıklık yaşandı. Bu sırada bir tur atayım dedim, o sırada sahnenin yakınında 
Richard Galliano durmakta. Yanına gidip kendimi tanıttım. Konser için teşekkürlerimi sundum. El sıkışık ayrıldık.

Güzel bir anı oldu.





1 Haziran 2016 Çarşamba

Konser: Aziz Ali Elyağutu Livingroom

Aziz Ali Elyağutu dendiğinde akla ilk gelen sanırım akordeondur. Bizde iki akordeon sever olarak Özhan Koray Çatak ve ben, akşam iş çıkışı Gaziosmanpaşa' dan Kadıköy'e yola çıktık. Trafik, metro, marmaray gibi problemlerden geçerek konser mekanına ulaştık. Kadıöy iskeleden livingroom adlı mekan yaklaşık 10 dk yürüme mesafesinde.

Bir önceki program stand-up gösterisiymiş, biraz sarkmış ve 22:00 de başlayacak konserimiz 23:00 de başladı.

Bizim marmaraya yetişme planları da suya düşmüş oldu. Dönüşte 10 dakikada karşıya geçtik. Neyse
konserimize dönelim. Bu sene 
Aziz Ali Elyağutu' nun yapımcılığında gerçekleşen Ah Güzel İstanbul konserlerinin sonuncusuydu.

Umarım seneye  farklı projelerle devam edilir. Salonda yaklaşık 30 kişi filan vardı. Yarıdan biraz fazla bir doluluk.

Konser 2 yarıdan oluştu.

1. yarıda :

Azder Elimeleyh, taxitzi, Sapago, sude sude, salom aleyhim, ada sahilleri, bintiş halebiya gibi .

2. yarıda :

aman katerina mu, ligo ligo tame sini tisis, frago siryani, telli telli,

istek olarak da bir kafkas havası virde ispanyol meyhanesi yer aldı.

Gayet güzel bir akşamdı. Çok keyif aldık.

Yastığa başımı koyduğumda 03:15 idi.