Bu konserde o kadar çok solist sanatçı vardı ki başlığa yazmaya imkan kalmadı, şöyle ki konuk şef gürer aykal, keman veriko çumburidze, magma filarmoni korusu, koro şefi masis aram gözbek, soprano jacquelina livieri, tenor edgardo rocha, soprano ceren aydın akkoç ve tabi ki bifo.
Salon koro üyelerinin yakınları sebebiyle dopdolu. Sahne de kalabalık. Koro üyeleri için ayrı bir platform yapılmış.
Biraz gecikmeli olarak başladı. Dimitri Şostokoviç 1. keman konçertosu. kemanda veriko çumburidzeyi ilk defa izledim. Gayet başarılı. Tek bisten sonra ara verildi.
İkinci yarı ariel ramirez misa criolla sıyla başladı. Bölümün sözleri Tanrıya methiyeler içermekte. Daha sonra Karl Jenkins. Gloria. Bu da Tanrıya methiyeler içermekte.
Güzel bir konserdi. Yalnız 3 dipnotu yazmak isterim.
1. Hocamız programı beğenmediği için bu konsere gitmedi. Kendisi violacıdır.
2. Arkadaşım benim bu konserde olduğumu duyunca ne konsermiş, intagramımdaki çoğu kişi hikaye paylaştı.
3. Şef Gürer Aykal, ya şefler olmassa böyle olur mu eser diye kendisini methiydi :)
18 Kasım 2017 Cumartesi
Konser: David Helfgott ZPSM
David Helfgott günler öncesinden biletini aldığımız bir sanatçı. Bildiğimiz gibi Shine filmi onun hakkında yapılmıştır.
Konser salonu dopdolu. Paket. Biz en arkadayız. İş çıkışı Sultangaziden 35 dk de gittik. Konserde bu hızımız karşısında tam zamanında başladı :)
David Helfgott üstünde mavi saten bir gömlek, sahne işi. Kulisten koşa koşa çıktı. Seyircileri selamladı. Alkış uzun sürdü. Daha sonra piyanonun sandalyesi 6-7 hamleyle düzellti.
Chopin Balad 1 gminör, devamında liszt etüt 3, les jeux , memphistowaltz, eserler bir biririni anımsatıyor.
Ara oldu.
İki piyano eseri, rachmaninoff no:3 çift piyano, ikinci piyanoda Hoang Pham oturdu. Güzel bir icra. Salon memnun. Eser bittiğinde alkış kıyamet. Tek bis yaptı. Salon yine çoştu. Çoşkun şekilde evlere dağıldı :)
Konser salonu dopdolu. Paket. Biz en arkadayız. İş çıkışı Sultangaziden 35 dk de gittik. Konserde bu hızımız karşısında tam zamanında başladı :)
David Helfgott üstünde mavi saten bir gömlek, sahne işi. Kulisten koşa koşa çıktı. Seyircileri selamladı. Alkış uzun sürdü. Daha sonra piyanonun sandalyesi 6-7 hamleyle düzellti.
Chopin Balad 1 gminör, devamında liszt etüt 3, les jeux , memphistowaltz, eserler bir biririni anımsatıyor.
Ara oldu.
İki piyano eseri, rachmaninoff no:3 çift piyano, ikinci piyanoda Hoang Pham oturdu. Güzel bir icra. Salon memnun. Eser bittiğinde alkış kıyamet. Tek bis yaptı. Salon yine çoştu. Çoşkun şekilde evlere dağıldı :)
Konferans: Bilen Işıktaş BMKM
Sayın Hocam Yrd. Doç. Dr. Bilen Işıktaş müzik sosyolojisi nin sınırları konulu çok özel ve güzel bir konuşma yaptı. Konuşmanın başındaki ud taksimi dinlenmeye değerdi. Salon büyülenmiş gibiydi.
Taksimden hemen sonra sosyolojinin sınırları ve kapsamına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bir kez daha Bilen Hocandan ders aldığımıza teşekkür ettik. Kendimizi şanslı saydık.
Bizim için büyük kazanım. Kapanışta kısa bir soru cevaptan sonra yine bir ud taksimi ve iyi dileklerle kapanış.
Taksimden hemen sonra sosyolojinin sınırları ve kapsamına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bir kez daha Bilen Hocandan ders aldığımıza teşekkür ettik. Kendimizi şanslı saydık.
Bizim için büyük kazanım. Kapanışta kısa bir soru cevaptan sonra yine bir ud taksimi ve iyi dileklerle kapanış.
21 Ekim 2017 Cumartesi
Konser: Burak Kut HAYKM
Burak Kut konseri semtimizin konser salonu Hoca Ahmet Yesevi kültür merkezinde yapıldı. Salon %80 doluydu. Her kesimden her yaştan gelmişler. Gayet iyi. Burak Kut 90 lar ağırlıkta olmak üzere. Erkin koray, Cem karaca, Barış manço gibi sanatçıların eserlerine de yer verdi.
Burak Kut un komple şarkısına çocukların ilgisi görülmeye değerdi. 1, 30 saat güzel vakit geçirdik.
Ah geçen yıllar ah 90 lar diyerek evin yolunu tuttuk.
Burak Kut un komple şarkısına çocukların ilgisi görülmeye değerdi. 1, 30 saat güzel vakit geçirdik.
Ah geçen yıllar ah 90 lar diyerek evin yolunu tuttuk.
Konser: Bifo daniel hope vadim repin ZPSM
2017-2018 bifo sezonu açtı. Konser mekan değişikliğinden sonra Zorlu Performans Sahnesinde yapıldı. İlk defa gidiyorum. Ulaşımı zor bize. Akşam çık, İstanbul Trafiğinin en yoğun yerlerinden biri. 7 km mesafe olmasına rağmen epey zor.
Arabayı atar gibi otoparka bıraktık, 0-3 saat ücretsizmiş. Koşar adım yetiştik. Gerçi gelenlerin toplanması 10 dk yi aldi. 15-20 dk gecikmeyle başladı.
Açılış konserini bir dünya prömiyeri ile taçlandırdılar. Besteci Mark- Antony Turnage. Son zaman bestecilerinden. 1960 doğumlu. Eserin ismi shadow walker, iki keman konçertosu.
Kemanlarda daniel hope vadim repin var. Yetkin isimler. vadim repin konçertoyu önündeki notadan çaldı. İlginç geldi biraz.
Performansları iyiydi.
İkinci eser Berlioz , Fantastik senfoni, op. 14. Dikkat vals içerir :)
Bis olarak da Sarı gelin çaldılar.
Arabayı atar gibi otoparka bıraktık, 0-3 saat ücretsizmiş. Koşar adım yetiştik. Gerçi gelenlerin toplanması 10 dk yi aldi. 15-20 dk gecikmeyle başladı.
Açılış konserini bir dünya prömiyeri ile taçlandırdılar. Besteci Mark- Antony Turnage. Son zaman bestecilerinden. 1960 doğumlu. Eserin ismi shadow walker, iki keman konçertosu.
Kemanlarda daniel hope vadim repin var. Yetkin isimler. vadim repin konçertoyu önündeki notadan çaldı. İlginç geldi biraz.
Performansları iyiydi.
İkinci eser Berlioz , Fantastik senfoni, op. 14. Dikkat vals içerir :)
Bis olarak da Sarı gelin çaldılar.
9 Ekim 2017 Pazartesi
Konser: Armağan Elçi HocaAhmetYesevi Kültür Merkezi
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı hocalarımdan Armağan Elçi.
Konser yeri ise oturduğum semte ki Hoca Ahmet Yesevi Kültür merkezi.
Ulaşım çok rahat oldu. 5 dk da salona geldik. Konser öncesi kulise inip, başarılar diledik eşimle.
Daha sonra konsere geçtik. Annelerimizle birlikte. Salon %5 dolu. Çok azdı gerçekten. Tanıtımları filan pek olmuyor böyle konserlerin.
Konser kerkük divanıyla başladı. Nedimi, mevlam bir çok dert vermiş, neşet ertaş, karadeniz havaları, son olarak hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa ile sonlandı.
Çok keyif aldığımız bir konserdi. Armağan Hocamın da sahnesi güzeldi.
Böyle bir etkinliği böyle bir salonda kültür a.ş. nin organize etmesi de ayrıca takdiri hak ediyor.
Konser yeri ise oturduğum semte ki Hoca Ahmet Yesevi Kültür merkezi.
Ulaşım çok rahat oldu. 5 dk da salona geldik. Konser öncesi kulise inip, başarılar diledik eşimle.
Daha sonra konsere geçtik. Annelerimizle birlikte. Salon %5 dolu. Çok azdı gerçekten. Tanıtımları filan pek olmuyor böyle konserlerin.
Konser kerkük divanıyla başladı. Nedimi, mevlam bir çok dert vermiş, neşet ertaş, karadeniz havaları, son olarak hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa ile sonlandı.
Çok keyif aldığımız bir konserdi. Armağan Hocamın da sahnesi güzeldi.
Böyle bir etkinliği böyle bir salonda kültür a.ş. nin organize etmesi de ayrıca takdiri hak ediyor.
6 Ekim 2017 Cuma
Konser: Anthony Strong iksv
Benden 1 yaş büyük, İngiltereli caz piyanisti.
Konser iksv'de idi. Eşimle beraber gittik. 21:30 başladı. Üst salono ilk giren bizdik. En güzel yeri kaptık. Soyunduk, dökündük. Konsere hazırlandık.
Konser beklediğimizden iyiydi. Anthony Strong, konsere tam motive olmuş. Caza doyurdu bizi.
Salonun da keyfi yerindeydi. Dans edenler, eşlik edenler.
Konser izleyicilerinin yaş ortalaması çok değişikti, 18 yaşından 70 yaşına kişiler vardı.
Anthony Strong' a eşlik eden, bir davulcu, bir kontrbas, bir de gitar vardı. Takım elbiseleri ile güzel bir ekip olmuşlar.
Anthony Strong, piyanoya gerçekten hakim, odamda bir caz piyanistinin karikatürü var, kırbaçla piyanoyu şahlandırmış, aklıma geldi.
Bas, davul, gitar hepsi çok iyiydi. Çok memnun ayrıldık. Benim için akşamın favorisi blues eserdi.
Konser tek bis le sonlandı. Dağıldık.
Konser iksv'de idi. Eşimle beraber gittik. 21:30 başladı. Üst salono ilk giren bizdik. En güzel yeri kaptık. Soyunduk, dökündük. Konsere hazırlandık.
Konser beklediğimizden iyiydi. Anthony Strong, konsere tam motive olmuş. Caza doyurdu bizi.
Salonun da keyfi yerindeydi. Dans edenler, eşlik edenler.
Konser izleyicilerinin yaş ortalaması çok değişikti, 18 yaşından 70 yaşına kişiler vardı.
Anthony Strong' a eşlik eden, bir davulcu, bir kontrbas, bir de gitar vardı. Takım elbiseleri ile güzel bir ekip olmuşlar.
Anthony Strong, piyanoya gerçekten hakim, odamda bir caz piyanistinin karikatürü var, kırbaçla piyanoyu şahlandırmış, aklıma geldi.
Bas, davul, gitar hepsi çok iyiydi. Çok memnun ayrıldık. Benim için akşamın favorisi blues eserdi.
Konser tek bis le sonlandı. Dağıldık.
Etiketler:
Anthony Strong,
blues,
caz,
iksv,
istanbul
29 Eylül 2017 Cuma
Konser: Zoe Keating iksv
Zoe Keating, ilk duyduğumda iksv bu sene erken final yapıyor demiştim. Erken final. Çok iddalı. Tabi bunda çellonun etkisi olduğu gibi Zoe Keating in yaptığı müzik tarzının da etkisi var.
Yağmurlu bir akşamdı iyi ıslanmıştık. Kendimizi iksv ye zor attık. Önlerdeki yerimize geçtik. Numarasız oturma düzeniydi. Arkadaşımız Muhammet Kalyoncu da supriz yapıp konsere geldi.
Konser zamanında başladı. Salon % 50 dolu, fena değil. Zoe Keating sahneye çıktığında kısa bir konuşma yaptı. Hemen başladı. Ufak bir teknik sorun perfonmansı olumsuz etkilese de çözülünce güzel gitti.
Çaldığı besteler kendisinindi ve özgündü. Hepsi birbirinden farklı eserler.
Konser sonrası tek parça bis yaptı. O da salonun isteksizliğine rağmen.
Sonuç olarak güzel bir akşam geçirdik.
Yağmurlu bir akşamdı iyi ıslanmıştık. Kendimizi iksv ye zor attık. Önlerdeki yerimize geçtik. Numarasız oturma düzeniydi. Arkadaşımız Muhammet Kalyoncu da supriz yapıp konsere geldi.
Konser zamanında başladı. Salon % 50 dolu, fena değil. Zoe Keating sahneye çıktığında kısa bir konuşma yaptı. Hemen başladı. Ufak bir teknik sorun perfonmansı olumsuz etkilese de çözülünce güzel gitti.
Çaldığı besteler kendisinindi ve özgündü. Hepsi birbirinden farklı eserler.
Konser sonrası tek parça bis yaptı. O da salonun isteksizliğine rağmen.
Sonuç olarak güzel bir akşam geçirdik.
13 Eylül 2017 Çarşamba
Konser: erhan tanman julia tavit efe gedikoğlu ulaş biçer piano house moda
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Kadıköy birçok alanda olduğu gibi müzik alanında da Taksim' i geçti. Müzik yapılan ortamların kalitesi, programlar gayet iyi.
Piano house moda , semt müzik okulunun evden devşirilmiş hali. Moda' nın ara sokaklarında gezinirken önünden 10 defa geçersiniz yine de dikkatinizi çekmez. Böyle bir yer. Bu iyi bir şey. Sokağın içinde öylece duruyor. Misafirlerini bekliyor.
Piyano house moda 'nın piyano ve müzik eğitiminde bahsetmeyeceğim, belirli aralıklarla tertip ettiği konserlerden bahsedeceğim. Belirli aralıklarla diyorum, bizim gittiğimiz konser 21. idi. Bizim gittiğimiz diyorum 3 kişiydik.
Öncelikle konserin yeri, mekanın tasarımı güzel. Havalandırma eksik. 15 kişinin bulunabileceği şartlarda 50 kişiydik. Zorlandık nefes almakta.
Oturma planı yok, olmaması doğal, fakat oturacak minder hazırda olabilirdi veya dinleyicilere söylense herkes önlemini alırdı.
Güzel şeylerden de bahsedeyim, ses sistemi, kalite ve yüksekliği iyiydi. Mekanda yeme, içme serbest olması çok güzel. Ev ortamı rahatlığı.
Konserin programı güzel, fakat icra sıkıntılı. Gevşek desek yeterli. Amatör ruhun hastasıyım, gevşekliğe sinir oluyorum.
Konser programına tertip eden mehmet erhan tanman' ın kendi bestesini diğer bestecilerle birlikte yazması hoş olmuş.
Gecenin en olumsuz yanı piyano house moda akşamından güzel bir piyano dinletisi dinlemek isterdik.Solist ulaş biçer' e diyecek yok. Fakat ona yarılan zaman çok fazlaydı. Konserin 3 te 1 inde gitar dinledik. Olmamış.
Son olarak julia tavit ve efe gedikoğlu nun performansları beklediğimden çok iyiydi.
Piano house moda akşamlarına gidilir, minderinizi yanınıza alın ve beklentinizi çok yükseltmeyin.
Piano house moda , semt müzik okulunun evden devşirilmiş hali. Moda' nın ara sokaklarında gezinirken önünden 10 defa geçersiniz yine de dikkatinizi çekmez. Böyle bir yer. Bu iyi bir şey. Sokağın içinde öylece duruyor. Misafirlerini bekliyor.
Piyano house moda 'nın piyano ve müzik eğitiminde bahsetmeyeceğim, belirli aralıklarla tertip ettiği konserlerden bahsedeceğim. Belirli aralıklarla diyorum, bizim gittiğimiz konser 21. idi. Bizim gittiğimiz diyorum 3 kişiydik.
Öncelikle konserin yeri, mekanın tasarımı güzel. Havalandırma eksik. 15 kişinin bulunabileceği şartlarda 50 kişiydik. Zorlandık nefes almakta.
Oturma planı yok, olmaması doğal, fakat oturacak minder hazırda olabilirdi veya dinleyicilere söylense herkes önlemini alırdı.
Güzel şeylerden de bahsedeyim, ses sistemi, kalite ve yüksekliği iyiydi. Mekanda yeme, içme serbest olması çok güzel. Ev ortamı rahatlığı.
Konserin programı güzel, fakat icra sıkıntılı. Gevşek desek yeterli. Amatör ruhun hastasıyım, gevşekliğe sinir oluyorum.
Konser programına tertip eden mehmet erhan tanman' ın kendi bestesini diğer bestecilerle birlikte yazması hoş olmuş.
Gecenin en olumsuz yanı piyano house moda akşamından güzel bir piyano dinletisi dinlemek isterdik.Solist ulaş biçer' e diyecek yok. Fakat ona yarılan zaman çok fazlaydı. Konserin 3 te 1 inde gitar dinledik. Olmamış.
Son olarak julia tavit ve efe gedikoğlu nun performansları beklediğimden çok iyiydi.
Piano house moda akşamlarına gidilir, minderinizi yanınıza alın ve beklentinizi çok yükseltmeyin.
22 Temmuz 2017 Cumartesi
Konser: Mikail Yakut Gitarcafe
Mikail Yakut. Akordeon sanatçısı. Akordeoncu.
Konserin tanıtımını www.akordeoncu.com da, kritiğini de burada yapayım dedim.
Öncelikle konser beklendiği gibi sıcak bir Temmuz akşamında yapıldı. Elde bir sıcaklık. İkincisi samimi bir izleyici. Rahat bir ortam, etti üç. Bu üç faktör göze alınarak program hazırlanmalı. Her dinleti için böyle. Öyle olduğunda etkileşim, aktarım sağlıklı olur.
Tabure üzerinde, 35 C sıcak altında her saniye tıkırtıların geldiği bir ortamda Scarlatti dinlemek, havaya girmek epey zor seyirci için.
Mikail Yakut için ise, icra ettiği eserler önemli, akordeon için ülkemizde mihenk taşı oluşturacak birisi. Umarım çalışmalarına aralıksız devam eder. 2002 yılındaki çalışmalarını görme imkanı oldu. Dile kolay. 2002.
Bizim için ise gayet hoş bir konserdi, beklentimizi karşıladı denebilir. Mekanı da beğendik. Umarım programlar devam eder.
Salon doluydu. 60 kişi civarı. Samimi ortam, güzel ruh. Acemilik vardı tabi biraz. Hastalığımız ne yapalım.
Konserin tanıtımını www.akordeoncu.com da, kritiğini de burada yapayım dedim.
Öncelikle konser beklendiği gibi sıcak bir Temmuz akşamında yapıldı. Elde bir sıcaklık. İkincisi samimi bir izleyici. Rahat bir ortam, etti üç. Bu üç faktör göze alınarak program hazırlanmalı. Her dinleti için böyle. Öyle olduğunda etkileşim, aktarım sağlıklı olur.
Tabure üzerinde, 35 C sıcak altında her saniye tıkırtıların geldiği bir ortamda Scarlatti dinlemek, havaya girmek epey zor seyirci için.
Mikail Yakut için ise, icra ettiği eserler önemli, akordeon için ülkemizde mihenk taşı oluşturacak birisi. Umarım çalışmalarına aralıksız devam eder. 2002 yılındaki çalışmalarını görme imkanı oldu. Dile kolay. 2002.
Bizim için ise gayet hoş bir konserdi, beklentimizi karşıladı denebilir. Mekanı da beğendik. Umarım programlar devam eder.
Salon doluydu. 60 kişi civarı. Samimi ortam, güzel ruh. Acemilik vardı tabi biraz. Hastalığımız ne yapalım.
17 Haziran 2017 Cumartesi
Konser: Athena Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu
Gürültü. Müzik değil. Gürültü.
Gezdik, güldük, oynadık. Güzel bir akşamdı. Fakat kulağımın uğultusu hala devam etmekte.
Athena benim çocukluğumun, gençliğimin müzik grubu. Beğenerek dinliyorum. Dinleyeceğim.
Dün akşam yapılan iş çok ilginç bir şekilde amatörceydi. Tabi profesyonellik müzikten para kazanmaksa profesyonel!
Açık hava %90-%95 dolu. İyi bir seyirci var. Şarkılar ezbere söyleniyor.
Bu konser Athena' nın akustik konseri serisinden, bağlama, erbani, darbuka gibi sazlar eşlik ediyor.
Birçok kişinin Erbane' ye bayıldığını düşünüyorum. Güzel uyum.
Bir de Kara toprak performansı dinlemeye değer.
Geberiyorum düzenlemesi de ilgi çekici. Ahmet Aslan anmasını unutmayalım.
Gezdik, güldük, oynadık. Güzel bir akşamdı. Fakat kulağımın uğultusu hala devam etmekte.
Athena benim çocukluğumun, gençliğimin müzik grubu. Beğenerek dinliyorum. Dinleyeceğim.
Dün akşam yapılan iş çok ilginç bir şekilde amatörceydi. Tabi profesyonellik müzikten para kazanmaksa profesyonel!
Açık hava %90-%95 dolu. İyi bir seyirci var. Şarkılar ezbere söyleniyor.
Bu konser Athena' nın akustik konseri serisinden, bağlama, erbani, darbuka gibi sazlar eşlik ediyor.
Birçok kişinin Erbane' ye bayıldığını düşünüyorum. Güzel uyum.
Bir de Kara toprak performansı dinlemeye değer.
Geberiyorum düzenlemesi de ilgi çekici. Ahmet Aslan anmasını unutmayalım.
8 Haziran 2017 Perşembe
Konser: Ulaş Özdemir Aşığın İzleri Moda Sahnesi
Sıcağı sıcağına bir yazı olsun diye konserin sabahı erkenden yağmurlu bir İstanbul sabahında yazıyı yazmak istedim. Öncelikle çok güzeldi emeği geçen herkese teşekkürler.
Sevgili hocam Ulaş Özdemir, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarından. Zevkli derslerin hocası :)
Sultangazi' den yola çıktık. Ayrılık çeşmesine 19:45 gibi vardık. Daha 45 dk var konsere. Bizde bir bankta oturup konsere yarım saat kala kalktık. 20:20 gibi salona girdik. Moda sahnesi. Çok güzel bir yer. Alternatif arayanların adresi.
Salondaki sazlar bizi karşıladı. Çok hoş. 10 dk gecikmeyle başladı. İlk çaldı, sonra bir iki kelam söyledi. Eser aralarında açıklamalar yaptı. Salona arada bakıyorum. %70 dolu. Gayet iyi.
Programın başlangıcında önceki eserlerinden sonlarına doğru son albümünden eserler çaldı. Konser sonunda dedi ki tüm albümü çaldım :) Salonda gülüşmeler.
Böyle güzel bir konserdi. Konserden bir iki satırbaşı yapıp bitiriyorum.
Yayılımcılık; Konser sırasında eser arasında kişinin kabuğuna çekilmemesini kendini ifade etmesini belirli kılmasından bahsetti, önemli.
Ozan saçar, arif seçer.
PostTruth: Günümüzde hakikatçilik.
Son olarak benim için çok güzel bir deneyimdi. Allah Allah nidalarının, o sevginin, o derdin, Moda sahnesinin hoparlörlerinden çıkması, izleyicinin pür dikkat dinlemesi, çok güzel bir tecrübeydi. Çok duygulandım.
1 Haziran 2017 Perşembe
Konser: İki ülke iki nefes muzaffer özdemir sizzle ohtaka asu
Konser sezonunun yavaş yavaş sonlarına geldik. Okullar kapanmak üzere. Tatilciler sıra sıra gitmeye başladılar bile. Cemal Reşit Rey' de güzel bir konser rast geldi hemen gidelim dedik. Bu sefer ekip dört kişi. Ahmet, Sabiha, Max, Fulya.
Salon ciddi ölçüde boş. Belki %10 dolu. Ön sırada Japon başkonsolosu( ekselanları ) ve eşi.
Programda yazanın aksine önce sizzle ohtaka ve piyanist asu sahne aldı. Japon şarkılarının yanısıra Katibim ve Aygız eserlerini seslendirdi. Salonun hoşuna gitti.
Onlardan sonra arasız Muzaffer Özdemir sahne aldı. Gayet güzeldi. İlk defa canlı dinleme fırsatım olmuştu. Bizim ekibinde çok hoşuna gitti. Hatta Sabiha gittiğim en iyi konser dedi. İddalı cümleler :)
Konser kısa sürmesine karşın tadı damağımızda kalmıştı.
8 Mayıs 2017 Pazartesi
Konser: Dünya Akordeon Günü 2017 Manej Salonu
Öncelikle şunu söyleyebilirim ki çok güzel bir akşamdı. Sunuculuğunu büyük bir zevk ve heyecanla yaptığım konseri anlatmaya mekan tarifi ile başlamak istiyorum çünkü çok zor bulduk.
Yıldız Sarayı manej salonu: Beşiktaş vapurdan inip, Barbaros Bulvarından zincirli kuyuya doğru çıkarken köprü sapağını geçer geçmez sağdan ortaköy tabelasından giriyoruz. Palanga caddesi aşağı yukarı 10dk yürüyüş, 1 km kadar sonra manej salonu kapısına giden girişi görebiliyorsunuz. Kpıdan geçer geçmez hemen solda.
Salona gecikmeli de olsa 50 kişi civarı konuk geldi. Boş sayılır. Bizbizeyiz de denilebilir. Sayın Yrd. Doç. Dr. Mehtap Demir açılış konuşmasını yaptı. Sonra ben akordeon sunumu yaptım. Daha sonra akordeon sertifa programı öğrencileri konseri. Daha sonra kabak kemane, gitar, garman, akordeon, davul, çello gibi çalgıların konserleri vardı. Hoş bir geceydi.
Akıllarda kalan heyecan oldu. Aşağı yukarı herkes heyecanlıydı. En çok da ben.
Gelen arkadaşlara teşekkürler, gelemeyenleri ise bir daha ki konserlere bekliyoruz.
7 Mayıs 2017 Pazar
Konser: İtalyan Film Müzikleri Stefano Mazzoleni
Eşimle gittiğimiz konserlerden biri. Hıdırellez günü. Maçka'da hıdırellez kutlanırken aynı zamanda CRR' de İtalyan Film Müzikleri konseri şef Stefano Mazzoleni önderliğinde.
Salon %30 dolu. İlgi az.
Sahneye perde kurulmuş. Arkada çalan film müziklerinin ilgili sahneleri yer almakta.
Filmler:
Casanova
Romeo e Giuletta
Otto e mezzo
La dolce vita
giuletta delgi spiriti
il gattopardo
prova d'orchestra
il pardrino
le notti di cabiria
amarcord
Nino Rota gerçekten büyük bir besteci.
Çok hoş bir konserdi. Sahneye dansçılarda çıktı. Soprano. Orkestra. Şef. Çok iyiydi. Konser süresi de uygundu. Nitekim aç gitmiştik:)
Bir de salonda ekmelettin bey ve eşini gördük. Polis korumasıyla birlikte.
Salon %30 dolu. İlgi az.
Sahneye perde kurulmuş. Arkada çalan film müziklerinin ilgili sahneleri yer almakta.
Filmler:
Casanova
Romeo e Giuletta
Otto e mezzo
La dolce vita
giuletta delgi spiriti
il gattopardo
prova d'orchestra
il pardrino
le notti di cabiria
amarcord
Nino Rota gerçekten büyük bir besteci.
Çok hoş bir konserdi. Sahneye dansçılarda çıktı. Soprano. Orkestra. Şef. Çok iyiydi. Konser süresi de uygundu. Nitekim aç gitmiştik:)
Bir de salonda ekmelettin bey ve eşini gördük. Polis korumasıyla birlikte.
Konferans: Wagner ve Felsefe Uğur Ekren bised
İTÜ TMDK tarafından düzenlenen konferanslardan biriydi. İstanbul Üniversitesi hocalarından Uğur Ekren.
Konferansın konusu Wagner ve Felsefe.
Felsefenin üzerinden sanata ve müziğe baktığını söyledi. Babası piyano öğretmeni olduğu için amatör olarak piyano çalmakta.
"Estetik teorileri direk güzelle ilgilenir. Amacımız o değil"
"Sanatçının eseri ve onunla kurduğu bağlar önemli"
"Sanatçının farklılaştığı kişi Beethoven."
" Wagner sanatını beslemek için felsefe okuyor"
"Wagner antisemitisttir"
"Müzik yoluyla devrim yapmayı düşünüyor"
Gesamtkunstwerk, birleşik sanat anlayışı Wagnerle gelmiştir.
Sonsuz ezgi anlayışı, kılavuz ezgi anlayışı. Ezgileri tekrar gibi gözükse de devamlı değişerek ilerler.
Gelişen kulağımızla birlikte dizonanslar artık normal olarak duyuluyor.
"wagner doğuyu sever."
Müzikle birlikte perde açılır. Schopenhauer
"Toplumsal bellekten çıkılıp sanatçı olunur."
"Entellektüel insnaların emekliliği mi olur"
24 Nisan 2017 Pazartesi
Konser: leticia moreno - diego matheuz - bifo
Artık konser sezonunun sonuna doğru geliyoruz. Bifo konserlerinin sondan ikincisi. Tüm sezon geç kaldık, kalacağız derken, geç kaldık. Aşağı yukarı 15 dk. Hemen bizi üst balkona aldılar. Salonu rahatsız etmeyelim diye. Halbuki salon kendi klendini rahatsız ediyor. Öksürük, zamansız alkış.
Konser başlamış. Leticia moreno kemanıyla sahnedeki yerini almıştı. Şef diego matheuz da orkestranın başındaydı.
Çalınan eser mozart la major keman koncertosu k219. Bis olarak da ispanyol halk şarkısı çaldı. Salonun keyfi yerinde.
Aradan sonra şef devam etti. Gustav Mahler'den 1. senfoni re major titan. Uzun bir eser. Odaklanma tam olmalı.
Bu konser kısa gelmişti bize. 2 eser 1 bis ile sonlandı. Evin yolunu tuttuk. Aklımızda kalan eşimin de değindiği solistin şıklığı, görsellik müzikte önemliymiş.
Konser başlamış. Leticia moreno kemanıyla sahnedeki yerini almıştı. Şef diego matheuz da orkestranın başındaydı.
Çalınan eser mozart la major keman koncertosu k219. Bis olarak da ispanyol halk şarkısı çaldı. Salonun keyfi yerinde.
Aradan sonra şef devam etti. Gustav Mahler'den 1. senfoni re major titan. Uzun bir eser. Odaklanma tam olmalı.
Bu konser kısa gelmişti bize. 2 eser 1 bis ile sonlandı. Evin yolunu tuttuk. Aklımızda kalan eşimin de değindiği solistin şıklığı, görsellik müzikte önemliymiş.
Konferans: Onur Caymaz şiir matinesi
Akademi Nar bünyesinde gerçekleşen bir etkinlikti. Onur Caymaz şiir matinesi diye adlandırmış. Müzikli. Esen Doniklioğlu keman ve Murat Donikoğlu akordeon.
Bu gerçekleşen ikinci etkinlikti. Birinciye katılamamıştım. Dolayısıyla program açıklanınca ayarladık. 3 kişi katıldık.
Akademi Nar birçok etkinlik yapıyor. Mecidiyeköyde. Ulaşım imkanı rahat. İSter özel araç, ister tolu taşıma. Aşağıdaki caminin karşı sokağı.
10 dakika önce geldik. Onur Caymaz ve eşi misafirleri karşılıyor. Masada mumlar, kuruyemişler. Mekanın tasarımı güzel. Gayet hoş. 5 dk' lik gecikme ile başladı. Salon aşağı yukarı 60 m2 kadar. 15 kişi filan vardı.
Önce müzik başladı. Sonra şiir. Nazım, Neruda, İsmet Özel.
Şiir matinesi bittiğinde akordeoncu Murat Donikoğlu ile söyleştik. Tanıştık. Onur Caymaz' a teşekkür ettik. Çıktık.
Hava ısınmadı gitti. Balkanlardan mı bilmem nereden gelen soğuk hava yüzüme vurdu.
Bu gerçekleşen ikinci etkinlikti. Birinciye katılamamıştım. Dolayısıyla program açıklanınca ayarladık. 3 kişi katıldık.
Akademi Nar birçok etkinlik yapıyor. Mecidiyeköyde. Ulaşım imkanı rahat. İSter özel araç, ister tolu taşıma. Aşağıdaki caminin karşı sokağı.
10 dakika önce geldik. Onur Caymaz ve eşi misafirleri karşılıyor. Masada mumlar, kuruyemişler. Mekanın tasarımı güzel. Gayet hoş. 5 dk' lik gecikme ile başladı. Salon aşağı yukarı 60 m2 kadar. 15 kişi filan vardı.
Önce müzik başladı. Sonra şiir. Nazım, Neruda, İsmet Özel.
Şiir matinesi bittiğinde akordeoncu Murat Donikoğlu ile söyleştik. Tanıştık. Onur Caymaz' a teşekkür ettik. Çıktık.
Hava ısınmadı gitti. Balkanlardan mı bilmem nereden gelen soğuk hava yüzüme vurdu.
20 Nisan 2017 Perşembe
Konser: Ksenija Sidorova CSO
Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası Ankara menşeili olduğu için pek dinleme fırsatımız olmuyor. Senede 2-3 kere, o da denk gelirse. Bunlardan biri yine denk geldi. Akordeoncu Ksenija Sidorova solistliğinde. Aylar öncesinden 3 kişilik bilet aldık. İşsanat'ta. Pek sevdiğim bir salon denemez, ulaşımı bize göre ters. Salon tasarımı pek hoş değil, Küçük. Daha çok oda müziği için. Yine de olsun diyoruz. Akordeoncular burada sahne alıyor. Seviyoruz seviyoruz bu yüzden.
Salon aşağı yukarı %90 dolu. Paket diye tabir edemesek bile gayet kalabalık. CSO üyelerini konser öncesi sigara molasından tanıyoruz. İçmiyoruz, onları içerken izliyoruz.
Konser zamanında başladı. İlk eser. Ferit Tüzün' den Türk Kapriçyosu. Ondan sonraki eser Ksenija Sidorova eşliğinde Astor Piazzolla'dan Bandoneon konçertosu. 25 dk. Yoğun alkış üzerine iki eser bis çaldı.
Ara oldu. Akordeon öyle yalnız kaldı diye hayıflanırken biz, birden koşar adımla sahneye yeniden Ksenija Sidorova geldi. Kırmızı elbiseyle Bizet in Carmen's Spiel eserini icra etti. Yİne yoğun alkış. Çiçek takdimi.
Sonra sahnede sadece CSO kaldı. Korsakov'dan İspanyol Kapriçyosu, Çaykovski'den İtalyan Kapriçyosu çalındı. Salon gayet memnun. Alkışta zamanlama hatası olsa da idare eder. Alkışlamaya gelmişler diye espri bile yaptık. Şef biraz bozuldu. Rengim Gökmen.
Konser sonlandı. Alkış kıyamet. Şef bile şaşırdı. Hatta dedi ki biz bu kadar beklemiyorduk. Hazırlıksız yakalandık. Bis parçamız yok. Birkaç ölçüyü yeniden çalıp bis yaptılar. Şık olmadı. Koca CSO 'nun durumu.
Böylelikle konser bitti ve kendimizi İstanbul'un ılık bahar gecesine bıraktık.
Salon aşağı yukarı %90 dolu. Paket diye tabir edemesek bile gayet kalabalık. CSO üyelerini konser öncesi sigara molasından tanıyoruz. İçmiyoruz, onları içerken izliyoruz.
Konser zamanında başladı. İlk eser. Ferit Tüzün' den Türk Kapriçyosu. Ondan sonraki eser Ksenija Sidorova eşliğinde Astor Piazzolla'dan Bandoneon konçertosu. 25 dk. Yoğun alkış üzerine iki eser bis çaldı.
Ara oldu. Akordeon öyle yalnız kaldı diye hayıflanırken biz, birden koşar adımla sahneye yeniden Ksenija Sidorova geldi. Kırmızı elbiseyle Bizet in Carmen's Spiel eserini icra etti. Yİne yoğun alkış. Çiçek takdimi.
Sonra sahnede sadece CSO kaldı. Korsakov'dan İspanyol Kapriçyosu, Çaykovski'den İtalyan Kapriçyosu çalındı. Salon gayet memnun. Alkışta zamanlama hatası olsa da idare eder. Alkışlamaya gelmişler diye espri bile yaptık. Şef biraz bozuldu. Rengim Gökmen.
Konser sonlandı. Alkış kıyamet. Şef bile şaşırdı. Hatta dedi ki biz bu kadar beklemiyorduk. Hazırlıksız yakalandık. Bis parçamız yok. Birkaç ölçüyü yeniden çalıp bis yaptılar. Şık olmadı. Koca CSO 'nun durumu.
Böylelikle konser bitti ve kendimizi İstanbul'un ılık bahar gecesine bıraktık.
14 Nisan 2017 Cuma
Konferans: Süleyman Şenel 100. Yılında Dârülelhân
Dün 5 arkadaşlarla gittiğiniz 100. Yılında Dârülelhân konulu konferans Barış Manço KM gerçekleşti. Çok önemli bir kurum olan günümüzde okulum İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı devam ettirmektedir.
Bu çerçevede konuşma yapan Süleyman Şenel. Uzun slayt gösterimleriyle yaklaşık 2 saat süren bir oturum gerçekleştirdi. Çok faydalıydı. Tek tük kafamda soru oluşsa da ilgililerle bunun üzerine konuşmalar yapacağız. Memnuniyeti dostlara, memnuniyetsizliği müdüriyete ileteceğim :)
Hele ki sondaki dinleti dinlenmeye değerdi. Orada bulunmanız gerekirdi. İlk yapılan Türkü derlemesinin kaydının dinlemek çok hoş. Ahmet Hulusi - Kozanoğlu.
Bu çerçevede konuşma yapan Süleyman Şenel. Uzun slayt gösterimleriyle yaklaşık 2 saat süren bir oturum gerçekleştirdi. Çok faydalıydı. Tek tük kafamda soru oluşsa da ilgililerle bunun üzerine konuşmalar yapacağız. Memnuniyeti dostlara, memnuniyetsizliği müdüriyete ileteceğim :)
Hele ki sondaki dinleti dinlenmeye değerdi. Orada bulunmanız gerekirdi. İlk yapılan Türkü derlemesinin kaydının dinlemek çok hoş. Ahmet Hulusi - Kozanoğlu.
Konser: Güllü Şövalye - Leyla Gencer anısına, ANNE SCHWANEWILMS
Aşırı yoğunluk olması sebebiyle biraz geç yazıyorum. Dün gece eve posa gibi gelerek işlerimi hallettim. Yazıya dönebiliriz. Güllü Şövalye efsane operalardan ve efsane opera sanatçısı Leyla Gencer ile anılır.
Salonu opera için dizayn etmişler. Orkestra sahne önüne inmiş. Barkovizyon kurmuşlar. Salon %70 dolu. İlgi fena değil.
4 tane yabancı opera sanatçısı gelmiş. Gerisi yerli aşağı yukarı 20 kişi. Bir de ufak çocuk korosu vardı.
Octivian' ı sopranonun oynaması gerçekten şaşırtıcı. Değişik bir tepki. Erkek başrol çünkü.
Opera sonrası uzun süre alkış sürdü. 2 kere ara verildi. 12:20 gibi çıktık. Ciddi bir gösteriydi. Şaşırtıcı yorgunluk.
Bizim için çok güzel bir deneyimdi, meşhur Alman operasıyla tanışmış olduk. Salondaki yabancı, yerli izleyiciler herkes memnun.
Salonu opera için dizayn etmişler. Orkestra sahne önüne inmiş. Barkovizyon kurmuşlar. Salon %70 dolu. İlgi fena değil.
4 tane yabancı opera sanatçısı gelmiş. Gerisi yerli aşağı yukarı 20 kişi. Bir de ufak çocuk korosu vardı.
Octivian' ı sopranonun oynaması gerçekten şaşırtıcı. Değişik bir tepki. Erkek başrol çünkü.
Opera sonrası uzun süre alkış sürdü. 2 kere ara verildi. 12:20 gibi çıktık. Ciddi bir gösteriydi. Şaşırtıcı yorgunluk.
Bizim için çok güzel bir deneyimdi, meşhur Alman operasıyla tanışmış olduk. Salondaki yabancı, yerli izleyiciler herkes memnun.
23 Mart 2017 Perşembe
Konser: Gabriela Montero BIFO Lüfti Kırdar
Bu aralar iyi yoğunluk var, her şeyi yapmaya hiçbir şeyi kaçırmamaya çalışıyoruz. Kaçırıyor ve yapamıyoruz dolayısıyla. Olduğu kadar. Dün akşamki konserimiz BİFO'dan Yüzyıl dönümünden başyapıtlar.
Kalabalık beklediğimizden fazla, yerimiz arka sol. Ledlerin altı biraz gözalıcı. Konser gecikmesiz başladı. Tam 20:00.
Programda ufak bir değişiklik yapıp, arayı bir eser öne aldılar. Çaykovski' nin piyano konçertosu. Başyapıt gerçekten. Piyanoda Gabriela Montero var. Virtüöz. Birçok ödüllü ve insan hakları örgütünde faaliyetlerde bulunmuş.
Salon memnun. Güzel bir alkış vardı. Sonrasında bis için çalışmadığını söyledi. Bir Türk parçası üzerine çeşitleme yapacağını söyledi. Salondan son dönemin modası İzmir :marşı istediği geldi. Çellocunun çalımı ile Gabriela Montero öğrendi. Ve icra başladı. Çok güzel bir çeşitleme yaptı. Salonun çok hoşuna gitti. Ayakta alkışlandı.
Ara verildi. Türk besteci Necil Kazım Akses' in Sesleniş Adlı eseri çalındı. 10 dk. civarı çalındı.
Igor Stravinsky var programda diğer bir başyapıt. Bahar ayini. Çok iyi performans.
Konser sonunda şef Sasha Goetzel büyük beğeni toplayan İzmir Marşı' nı çeliste yeniden çaldırdı. Salon yine ayakta :)
Kalabalık beklediğimizden fazla, yerimiz arka sol. Ledlerin altı biraz gözalıcı. Konser gecikmesiz başladı. Tam 20:00.
Programda ufak bir değişiklik yapıp, arayı bir eser öne aldılar. Çaykovski' nin piyano konçertosu. Başyapıt gerçekten. Piyanoda Gabriela Montero var. Virtüöz. Birçok ödüllü ve insan hakları örgütünde faaliyetlerde bulunmuş.
Salon memnun. Güzel bir alkış vardı. Sonrasında bis için çalışmadığını söyledi. Bir Türk parçası üzerine çeşitleme yapacağını söyledi. Salondan son dönemin modası İzmir :marşı istediği geldi. Çellocunun çalımı ile Gabriela Montero öğrendi. Ve icra başladı. Çok güzel bir çeşitleme yaptı. Salonun çok hoşuna gitti. Ayakta alkışlandı.
Ara verildi. Türk besteci Necil Kazım Akses' in Sesleniş Adlı eseri çalındı. 10 dk. civarı çalındı.
Igor Stravinsky var programda diğer bir başyapıt. Bahar ayini. Çok iyi performans.
Konser sonunda şef Sasha Goetzel büyük beğeni toplayan İzmir Marşı' nı çeliste yeniden çaldırdı. Salon yine ayakta :)
Konferans: Halil Bedi Yönetken ve Türkiye'de musiki Folkloru
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarından misafir olarak İTMDK' ya kalktık gittik. Hava güzel, açık. Vapur boş, otobüs dolu şekilde, sınıf arkadaşlarımızla karnımızı doyurup 13:30 gemisiyle karşıya geçtik. Yaklaşık başlamasına 5-10 dk var. Kısa bir sohbet ve başladı.
Salon %60-70 dolu. Fena değil. Küçük bir salon olmasına karşın işlediği konular etkili.
Konuşmacılar:
Ruhi Ayangil
Serdar Öztürk
Süleyman Şenel
Vedat Demirci
Yavuz Daloğlu
İlk konuşmaya Ruhi Ayangil başladı. Etkili bir konuşmacı. Salonu etkiliyor. Daha sonra diğer konuşmacılar devam ettiler.
Detaylı analizini derste yapacağız fakat üniversite hocaların kısır tartışmalarını anlamak zor.
Her şeye rağmen sıcak ve samimi bir toplantıydı. Öğretici ve bilgilendirici.
Salon %60-70 dolu. Fena değil. Küçük bir salon olmasına karşın işlediği konular etkili.
Konuşmacılar:
Ruhi Ayangil
Serdar Öztürk
Süleyman Şenel
Vedat Demirci
Yavuz Daloğlu
İlk konuşmaya Ruhi Ayangil başladı. Etkili bir konuşmacı. Salonu etkiliyor. Daha sonra diğer konuşmacılar devam ettiler.
Detaylı analizini derste yapacağız fakat üniversite hocaların kısır tartışmalarını anlamak zor.
Her şeye rağmen sıcak ve samimi bir toplantıydı. Öğretici ve bilgilendirici.
16 Mart 2017 Perşembe
Konser: Sevil Ulucan Özgür Ünaldı CRR
Şostakoviç günleri kapsamında düzenlenen konser dizisinde yer alan bu konser, Şostakoviç' in Keman ve Piyano için sonat ve prelüd'ün den oluşmaktadır. İcracılar kemanda Sevil Ulucan Weinstein. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı mezunu ve öğretim üyesidir. Özgür Ünaldı Piyanodadır.
Salon gerçekten boş denilebilecek düzeyde. Haftaiçi olması ve halkımızın ilgisizliği birleşince bu manzara ortaya çıkıyor. Fakat kimse artık bunu yadırgamıyor. Böyle işte.
Konser sıcak başladı. Sevil Ulucan Weinstein çok sıcak. Salona pozitif bir enerji veriyor. İlk dakikalarda biraz tutukluk vardı, heyecan diyelim. Daha sonra açıldı tabi. Hele ki Sonatta iyice coştu. Salonda bu coşkudan nasibini aldı. Sonatın Allegretto kısmına gelindiğinde tel koptu. Çok ilginç gerçekten. Sevil Ulucan Weinstein özürlerini iletip, (özre gerek yokken) teli değiştirmeye gitti. Bu sırada Özgür Ünaldı, eserle ilgili bir iki kelam etti. Şostakoviç'in son eseri olduğunu olgunluğunu yansıttığından bahsetti. Daha sonra kısa bir süre sonra konser devam etti.
Bis olarak da Sonatın ağır largosundan sonra havayı dağıtan bir polka seçildi. Çok hoştu. Kısa bir konser olmasına rağmen salon memnun ayrıldı. Müşterimiz Burç nakış' ın sahibi arkadaş da oradaydı. Sanırım oydu :) Selam veremeden gözden kayboldu.
Salon gerçekten boş denilebilecek düzeyde. Haftaiçi olması ve halkımızın ilgisizliği birleşince bu manzara ortaya çıkıyor. Fakat kimse artık bunu yadırgamıyor. Böyle işte.
Konser sıcak başladı. Sevil Ulucan Weinstein çok sıcak. Salona pozitif bir enerji veriyor. İlk dakikalarda biraz tutukluk vardı, heyecan diyelim. Daha sonra açıldı tabi. Hele ki Sonatta iyice coştu. Salonda bu coşkudan nasibini aldı. Sonatın Allegretto kısmına gelindiğinde tel koptu. Çok ilginç gerçekten. Sevil Ulucan Weinstein özürlerini iletip, (özre gerek yokken) teli değiştirmeye gitti. Bu sırada Özgür Ünaldı, eserle ilgili bir iki kelam etti. Şostakoviç'in son eseri olduğunu olgunluğunu yansıttığından bahsetti. Daha sonra kısa bir süre sonra konser devam etti.
Bis olarak da Sonatın ağır largosundan sonra havayı dağıtan bir polka seçildi. Çok hoştu. Kısa bir konser olmasına rağmen salon memnun ayrıldı. Müşterimiz Burç nakış' ın sahibi arkadaş da oradaydı. Sanırım oydu :) Selam veremeden gözden kayboldu.
Konferans: Prof. Dr. Ruhi Ayangil
Bir üyesi olmaktan mutluluk duyduğum okulum Darülelhan yani İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, kuruluşunun 100. yılında etkinliklerle hafızalarda tazeleniyor. Bu 100. yıl çerçevesinde ilk yapılan etkinlikte Prof. Dr. Ruhi Ayangil yaptı. Kardeşim Fulya Gezer ve arkadaşlarımla katıldığım bu etkinlikte Darülelhan'ın tarihinden bahsedildi. Çok faydalı bir oturum oldu.
Akılda kalan cümleler şunlardı: Bir şey olmak için değil, bir şey yapmak için yapın. Zaten nihayetinde bir şeyler olursunuz.
Birileri bir şeyleri yapmalı. Onlar yapmazsa kim yapacak? Kimden bekleniyor?
Sorumlulukları hatırlatan güzel cümlelerdi. Oturum bittiğinde seyircilerin çıkası gelmedi. Prof. Dr. Ruhi Ayangil de çok etkilendi, duygulandı. İlgi gerçekten vardı. Mekanımız tabi ki BMKM idi.
9 Mart 2017 Perşembe
Konser: Özgür Aydın Naoko Shimizu Bifo
Kalabalık konserlerden biri. Salon gayet iyi dolu. Çoğu konserde böyle kalabalık görmemiştim. Dünya gösterimi olmasına bağladık.
Böyle gösterimler hoşuma gidiyor. Besteci ön sıralarda oturuyor, eser sonunda sahneye çıkıyor, selamlamalar filan.
Eşim Sabiha Gezer ile besteciliğin müzikteki yeri ve bestecinin ölümsüzlüğü konusunda konuşuyoruz. Sonra kitapçığa gözattığımda Hasan Uçan' ın Piyano ve Viyola için konçertosu hakkında bestecinin kendi yazdığı not var. Eserin sonlarında yerel müzikten tınılar olacağını söylüyor. Öyle de oldu. O hava verildi.
Eserle ilgili benim görüşüm gayet olumlu. Eserin sonlarına doğru o bahsedilen tını çok hoş geliyor kulağa. Fakat üflemelilere biraz az yer vermiş. Yani bir eser senfonik mi, oda müziği mi, quartet için mi belirlenip, uygulanması gerektiği düşüncesindeyim.
İlk yarı bu şekilde bitti, ikinci yarıda Çaykovski' ye yer vermeleri çok iyi olmuş. Kulağım bunlara alışık ne yapayım, 5. senfonisi. Sonlara doğru dinleyicileri uyutsa bile gayet iyiydi. Valsler ve finalin allegrosu, bitip bitmemesi.
Konser bitti, arka sıralardaydık, hızlıca çıktık. Arabamızın yeri, iyiydi. Eve doğru trafiksiz vardık.
Böyle gösterimler hoşuma gidiyor. Besteci ön sıralarda oturuyor, eser sonunda sahneye çıkıyor, selamlamalar filan.
Eşim Sabiha Gezer ile besteciliğin müzikteki yeri ve bestecinin ölümsüzlüğü konusunda konuşuyoruz. Sonra kitapçığa gözattığımda Hasan Uçan' ın Piyano ve Viyola için konçertosu hakkında bestecinin kendi yazdığı not var. Eserin sonlarında yerel müzikten tınılar olacağını söylüyor. Öyle de oldu. O hava verildi.
Eserle ilgili benim görüşüm gayet olumlu. Eserin sonlarına doğru o bahsedilen tını çok hoş geliyor kulağa. Fakat üflemelilere biraz az yer vermiş. Yani bir eser senfonik mi, oda müziği mi, quartet için mi belirlenip, uygulanması gerektiği düşüncesindeyim.
İlk yarı bu şekilde bitti, ikinci yarıda Çaykovski' ye yer vermeleri çok iyi olmuş. Kulağım bunlara alışık ne yapayım, 5. senfonisi. Sonlara doğru dinleyicileri uyutsa bile gayet iyiydi. Valsler ve finalin allegrosu, bitip bitmemesi.
Konser bitti, arka sıralardaydık, hızlıca çıktık. Arabamızın yeri, iyiydi. Eve doğru trafiksiz vardık.
Etiketler:
bifo,
çaykovski,
hasan uçan,
Naoko Shimizu,
Özgür Aydın
7 Mart 2017 Salı
Konferans: Kadın ve Sanat
Kadın ve sanat temalı hoş bir panel oldu. Konular kadınların hayattaki yerleriydi. Daha özele inersek, Anadolu tarihinde anaerkil dönem, toplumda cinsiyet, dede korkut hikayelerinde kadın, kadınların kanun icrası, batı müziğinde kadın, caz müziğinde kadın.
Konular gerçekten birbirinden ilginç ve önemli. Ufuk açıcı bilinçlendirici. Toplumun kadına biçtiği roller üzerinden şekillenen hayatlar.
Kısaca ana hatlardan bahsedersem. Kibele, Bacıyan-ı Rum, Gender, Vecihe Daryal, İdso'daki %51 kadın oranı ve 100 sene sonra Berlin ve Viyana filarmoninin kadın icracı alması. Ve birbirinden değerli caz sanatçıları.
*** insanların yüzleriyle dinlediğini görüyoruz.
Mekan olarak BMKM idi. İyice alıştık oraya.
Bir de 8 Mart' a etkinlik kalmadı. Hepsi yapıldı :)
Konular gerçekten birbirinden ilginç ve önemli. Ufuk açıcı bilinçlendirici. Toplumun kadına biçtiği roller üzerinden şekillenen hayatlar.
Kısaca ana hatlardan bahsedersem. Kibele, Bacıyan-ı Rum, Gender, Vecihe Daryal, İdso'daki %51 kadın oranı ve 100 sene sonra Berlin ve Viyana filarmoninin kadın icracı alması. Ve birbirinden değerli caz sanatçıları.
*** insanların yüzleriyle dinlediğini görüyoruz.
Mekan olarak BMKM idi. İyice alıştık oraya.
Bir de 8 Mart' a etkinlik kalmadı. Hepsi yapıldı :)
4 Mart 2017 Cumartesi
Konser: İdso Gökhan Aybulus Alexander Rudin Haliç
İdso' nun konser programını yakalamak gerçekten güç. Çok fazla konser veriyorlar. Bu seferki konserleri Haliç kongre merkezinde. Cuma akşamı, İstanbul trafiği demeden yola çıktık. Akşam yemeğini bile arabada yedik.
Salon güzel ve boş. Her zamanki gibi. Belki %30 doluluk var. Tam tersi bu sefer sahne izleyicilerden daha kalabalık duruyor. Sahnede adım atmaya yer yok. Biraz ufak gelmiş sanki.
Programınıza dönersek çok güzel. Türk Besteciler Haftası konseptli. Yasaklı besteci, piyanistimiz Fazıl Say, yasaklı dediysem, aslında onun daha aktif Türkiye sanat gündeminde olması gerekir. Eserleri, icrası gibi. Bu konserde yapılacak Türkiye gösterimi bile eserin dünya gösteriminden 3 sene sonra dinleyicinin karşısına çıkıyor. İlginç ülke. Yalan dolan kurumlar.
Fazıl Say' ın bestesinin ismi, 1914 Üvertürü Op. 56. Fazıl Say eseri dinleyip, alkış alıp çıktı. Ön sıradaydı.
İkinci eser, Ulvi Cemal Erkin, Piyano konçertosu, re minör. Piyanonun gelişi olay olsa da kazasız belasız sahneye yerleştirildi ve eser sonrası yerine geçirildi.
Gökhan Aybulus, görünüşte beyfendi, bir piyanist. Tarzı güzel. Sahneye hakim.
Kısa bir aradan sonra üçüncü eser, Ahmet Adnan Saygun, etnomüzikolog, besteci. Viyolonsel Konçertosu Op. 74 'ü Alexandır Rudin İdso orkestrasına eşlik etti. Pek beğenmedim. Bence kendisi de performansını beğenmemiştir. Çok isteksizdi.
Son eser Ferit Alnar' dan. Çok özel ve güzel bir beste. Prelüd ve iki dans.
Bence konserin en iyisi Şef Naci Özgüç. Uzun zamandır böyle bir şef izlememiştim.
Orasının parkı biraz sıkıntılı çok hızlı bir şekilde mekandan ayrıldık.
Salon güzel ve boş. Her zamanki gibi. Belki %30 doluluk var. Tam tersi bu sefer sahne izleyicilerden daha kalabalık duruyor. Sahnede adım atmaya yer yok. Biraz ufak gelmiş sanki.
Programınıza dönersek çok güzel. Türk Besteciler Haftası konseptli. Yasaklı besteci, piyanistimiz Fazıl Say, yasaklı dediysem, aslında onun daha aktif Türkiye sanat gündeminde olması gerekir. Eserleri, icrası gibi. Bu konserde yapılacak Türkiye gösterimi bile eserin dünya gösteriminden 3 sene sonra dinleyicinin karşısına çıkıyor. İlginç ülke. Yalan dolan kurumlar.
Fazıl Say' ın bestesinin ismi, 1914 Üvertürü Op. 56. Fazıl Say eseri dinleyip, alkış alıp çıktı. Ön sıradaydı.
İkinci eser, Ulvi Cemal Erkin, Piyano konçertosu, re minör. Piyanonun gelişi olay olsa da kazasız belasız sahneye yerleştirildi ve eser sonrası yerine geçirildi.
Gökhan Aybulus, görünüşte beyfendi, bir piyanist. Tarzı güzel. Sahneye hakim.
Kısa bir aradan sonra üçüncü eser, Ahmet Adnan Saygun, etnomüzikolog, besteci. Viyolonsel Konçertosu Op. 74 'ü Alexandır Rudin İdso orkestrasına eşlik etti. Pek beğenmedim. Bence kendisi de performansını beğenmemiştir. Çok isteksizdi.
Son eser Ferit Alnar' dan. Çok özel ve güzel bir beste. Prelüd ve iki dans.
Bence konserin en iyisi Şef Naci Özgüç. Uzun zamandır böyle bir şef izlememiştim.
Orasının parkı biraz sıkıntılı çok hızlı bir şekilde mekandan ayrıldık.
Etiketler:
1914 Üvertürü Op. 56,
Alexander Rudin,
Fazıl Say,
Ferit Alnar,
Gökhan Aybulus,
haliç kongre merkezi,
İdso,
Piyano konçertosu,
Prelüd ve iki dans,
re minör,
Ulvi Cemal Erkin
1 Mart 2017 Çarşamba
Müze: Grassi Museum Leipzig
Geçenlerde yaptığım Almanya seyahatinde Leipzig şehrindeki Grassi Museum' u gezme fırsatı oldu. Pazar günü erken vakitte yerimizi aldık. Şansımıza giriş ücretsizdi. 4 kişi yoruluncaya kadar gezdik.
Müze 4 bölümden oluşmaktaydı. Bizim ilgimizi Müzik çalgıları bölümüydü. Orada çaldığım klavensen' i unutamam. Biraz ilgi görmüştüm. Bir akordeon bölümü vardı. Hatta akordeonlar hakkında bilgi içeren kitaptan bilgi almıştım.
Diğer bölümler Almanya tarihi, etnografik ürünler. Burada da iyi yorulduk.
Başka milletlerin etnografik ürünleri.
Son olarak da modern çalışmaların yer aldığı kısım. Deneysel.
Leipzgi' e yolu düşen uğrasın, özellikle çalgı bölümü kaçmaz.
Müze 4 bölümden oluşmaktaydı. Bizim ilgimizi Müzik çalgıları bölümüydü. Orada çaldığım klavensen' i unutamam. Biraz ilgi görmüştüm. Bir akordeon bölümü vardı. Hatta akordeonlar hakkında bilgi içeren kitaptan bilgi almıştım.
Diğer bölümler Almanya tarihi, etnografik ürünler. Burada da iyi yorulduk.
Başka milletlerin etnografik ürünleri.
Son olarak da modern çalışmaların yer aldığı kısım. Deneysel.
Leipzgi' e yolu düşen uğrasın, özellikle çalgı bölümü kaçmaz.
Konferans: Edward Aris - Akordeon Sergisi
İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı yapım teknolojileri bölümünün düzenlediği " körüklü çalgılar " adlı sergi ve şöyleşi gerçekleşti.
Bu etkinliği iki kısımdan oluştuğunu düşünürsek birinci kısım sergi 4 gün sürdü. Akordeoncu Edward Aris' in koleksiyonu. Ben pek beğenmedim. Biraz zayıf. Hatta bandoneon bile yanlış isimlendirilmiş.
İkinci kısım söyleşi: Bununda söyleşi tadında olmasını beklerdim. Akordeon macerasını gelenlere anlatsın gibi. Fakat kısa bir performans sundu. Bu da olmadı.
İki olumsuz olaydan nasıl olumlu çıkar derseniz. Ülkemizde konservatuvar çatısı altında böyle bir etkinliğin düzenlenmesi güzel. Umarım artarak devam eder.
Bu etkinliği iki kısımdan oluştuğunu düşünürsek birinci kısım sergi 4 gün sürdü. Akordeoncu Edward Aris' in koleksiyonu. Ben pek beğenmedim. Biraz zayıf. Hatta bandoneon bile yanlış isimlendirilmiş.
İkinci kısım söyleşi: Bununda söyleşi tadında olmasını beklerdim. Akordeon macerasını gelenlere anlatsın gibi. Fakat kısa bir performans sundu. Bu da olmadı.
İki olumsuz olaydan nasıl olumlu çıkar derseniz. Ülkemizde konservatuvar çatısı altında böyle bir etkinliğin düzenlenmesi güzel. Umarım artarak devam eder.
Sergi: Ahşaba Dokunmak BMKM
Barış Manço Kültür merkezine bu aralar ziyaretlerim sıklaştı. Gerçekten çok hoş etkinlikler var. Her ay güncellenen programa gözatın derim.
Bu kez ilgimi çeken sergi Ahşaba Dokunmak, adından da anlaşılacağı gibi Ahşap sanatını içermekte. Ahşap işleme demiyorum. Çünkü ahşap sanatı işlemeyi de kapsamakta. Örneğin doğada bulduğunuz bir tahta parçası çok hoşunuza gitti, onu vernikleyip kullanmaya veya sergilemeye çıkartabilirsiniz.
Bu sergide de ona örnekler vardı. Örneğin bir meyve tabağı :)
Bu sergi Ayhan Tokmak' ın kendisinin ve öğrencilerine ait. Çok hoş ve ufuk açıcı çalışmalar.
Hep şöyle düşünmüşümdür. Bu sergilerin girişine dokunmalık bir ahşap blok konur. Gelen ziyaretçiler dokunma güdülerini burada köreltip, sergiye girer :)
Emeği geçenlere selamlar.
Bu kez ilgimi çeken sergi Ahşaba Dokunmak, adından da anlaşılacağı gibi Ahşap sanatını içermekte. Ahşap işleme demiyorum. Çünkü ahşap sanatı işlemeyi de kapsamakta. Örneğin doğada bulduğunuz bir tahta parçası çok hoşunuza gitti, onu vernikleyip kullanmaya veya sergilemeye çıkartabilirsiniz.
Bu sergide de ona örnekler vardı. Örneğin bir meyve tabağı :)
Bu sergi Ayhan Tokmak' ın kendisinin ve öğrencilerine ait. Çok hoş ve ufuk açıcı çalışmalar.
Hep şöyle düşünmüşümdür. Bu sergilerin girişine dokunmalık bir ahşap blok konur. Gelen ziyaretçiler dokunma güdülerini burada köreltip, sergiye girer :)
Emeği geçenlere selamlar.
17 Şubat 2017 Cuma
Konser: Emre Tamer İDSO Emek Sineması
Batı sanat müziğini pek severim. Hele ki barok olduğu zaman işimi gücümü bırakır ona yoğunlaşırım. Bayılırım diyebilirim. Okulun duvarında asılı gördüğüm bir afişle konseri programımıza aldık. Arkadaşlara da haber ettim. Müsait olan olmayınca sevgili eşimle Taksim'in yolunu tuttuk.
Taksim çok yoğun. Polis sayısı eskiye oranla çok fazla. Ağır silahlılar. Bu ortamda sanatsal faaliyetleri bırakın yaşam bile zor.
Emek sineması büyük bir avm' nin beşinci katına yapılmış. Salon güzel ama eski emek değil be ne yapalım. Alışılır.
Asansörü elle, kolla değil de, tuşla tutmak lazım. Bunu öğrendim. 5. kata çıktık. Masa kurulmuş. Biletimizi aldık. Bir tane de program.
Yerimizi ön orta 5. sıra. Hep beşten gidiyoruz.
Başlangıçta Emre Tamer ufak bir konuşma yaptı. Barok için çembalo'dan, yapılan akortlardan, vibrato olmayacağından bahsetti.
Konser, salon hazır olduğunda ışıklar sönmeden başladı. İdso konserlerinde genelde sönmez.
Emre Tamer' in nefes alışverişleriyle oda orkestrasını yönetmesi görülmeye değer.
Program şöyleydi;
Antonio Vivaldi, William Boyce, Biagio Marini, Johann Adolph Hasse, Georg Philipp Telemann, Johann David Heininchen, sonra olarak bis parçası olarak Rameau çaldı. Dinleyiciler gayet memnundu.
Taksim çok yoğun. Polis sayısı eskiye oranla çok fazla. Ağır silahlılar. Bu ortamda sanatsal faaliyetleri bırakın yaşam bile zor.
Emek sineması büyük bir avm' nin beşinci katına yapılmış. Salon güzel ama eski emek değil be ne yapalım. Alışılır.
Asansörü elle, kolla değil de, tuşla tutmak lazım. Bunu öğrendim. 5. kata çıktık. Masa kurulmuş. Biletimizi aldık. Bir tane de program.
Yerimizi ön orta 5. sıra. Hep beşten gidiyoruz.
Başlangıçta Emre Tamer ufak bir konuşma yaptı. Barok için çembalo'dan, yapılan akortlardan, vibrato olmayacağından bahsetti.
Konser, salon hazır olduğunda ışıklar sönmeden başladı. İdso konserlerinde genelde sönmez.
Emre Tamer' in nefes alışverişleriyle oda orkestrasını yönetmesi görülmeye değer.
Program şöyleydi;
Antonio Vivaldi, William Boyce, Biagio Marini, Johann Adolph Hasse, Georg Philipp Telemann, Johann David Heininchen, sonra olarak bis parçası olarak Rameau çaldı. Dinleyiciler gayet memnundu.
Etiketler:
Antonio Vivaldi,
Biagio Marini,
Emre tamer,
Georg Philipp Telemann,
idso,
istanbul devlet senfoni orkestrası,
Johann Adolph Hasse,
Johann David Heininchen,
rameau,
William Boyce
6 Şubat 2017 Pazartesi
Konser: Lucas Vondracek Gewandhaus mendelssohn-saal
Leipzig turumuzun son konseri yine Gewandhaus'da. Fakat bu sefer gross saal de değil. Gewandhaus orkestra şefliğini yapan ünlü besteci Mendelssohn' dan ismini alan Gewandhaus mendelssohn-saal' de yapıldı. Burası daha çok oda müziğine uygun, ona göre akustiği ayarlanmış bir salon.
Konser ise mükemmel bir piyano resitali. Piyanist Çek Lukas Vondracek. 2016 Kraliçe Elisabeth yarışması birincisi.
Konser programı Mozart, Çek besteci Bedrich Smetana ve aradan sonra Brahms.
Kullanılan piyano çok iyi bir Steinway.
Lukas Vondracek, mimikleriyle bana Gide' nin sözlerini hatırlatsa da salonu iyi etkiledi. Kulise koşması ise ayrı bir olaydı :)
Yalnız tuşesi çok güçlü. Ben bundan sonra takip edeceğim. Çek bestecinin eserini çalması güzel jest.
Salon gayet memnundu. İki kere bis çaldı.
Konser ise mükemmel bir piyano resitali. Piyanist Çek Lukas Vondracek. 2016 Kraliçe Elisabeth yarışması birincisi.
Konser programı Mozart, Çek besteci Bedrich Smetana ve aradan sonra Brahms.
Kullanılan piyano çok iyi bir Steinway.
Lukas Vondracek, mimikleriyle bana Gide' nin sözlerini hatırlatsa da salonu iyi etkiledi. Kulise koşması ise ayrı bir olaydı :)
Yalnız tuşesi çok güçlü. Ben bundan sonra takip edeceğim. Çek bestecinin eserini çalması güzel jest.
Salon gayet memnundu. İki kere bis çaldı.
Konser: St. ThomasKirche Thomanerchor
Leipzig dendiğinde müzik severlerin aklına ilk gelen kelime Bach'tır. Bach Leipzig'in merkezinde bulunan Thomas Kilisesinde yöneticilik yapmıştır. Şu anda kilisenin önünde büyük bir heykeli var.
Turistlerin ve yerel halkın uğrak mekanlarından biri.
O ortamda güzel bir motet dinleme fırsatını duyunca hemen yerimizi aldık. Kilise neredeyse dopdolu. Cumartesi ikindi vakti. Giriş paralı enteresan. Dinin parayla ilişkisi tartışılmalı daha sonra.
Konser programı şu şekilde;
Edward William Elgar
Heinrich Schütz
Felix Mendelssohn
Bach
Carl Piutti
Bach
Konserde koro ve solistler kullanıldı. Bunlara orkestra eşlik etti.
Konserin başlangıcındaki org sesi hala kulağımda. Carl Piutti'nin de eserine katılanların katılması değişik bir ortam yarattı.
Konser ara ara vaaz ve incil okumasıyla kesildi. Para işi burada devreye giriyor. Hem para alınıyor hem de reklam.
Neyse o ortamda o müzikleri dinlemek gayet güzel.
Turistlerin ve yerel halkın uğrak mekanlarından biri.
O ortamda güzel bir motet dinleme fırsatını duyunca hemen yerimizi aldık. Kilise neredeyse dopdolu. Cumartesi ikindi vakti. Giriş paralı enteresan. Dinin parayla ilişkisi tartışılmalı daha sonra.
Konser programı şu şekilde;
Edward William Elgar
Heinrich Schütz
Felix Mendelssohn
Bach
Carl Piutti
Bach
Konserde koro ve solistler kullanıldı. Bunlara orkestra eşlik etti.
Konserin başlangıcındaki org sesi hala kulağımda. Carl Piutti'nin de eserine katılanların katılması değişik bir ortam yarattı.
Konser ara ara vaaz ve incil okumasıyla kesildi. Para işi burada devreye giriyor. Hem para alınıyor hem de reklam.
Neyse o ortamda o müzikleri dinlemek gayet güzel.
Konser: Gewandhausorkestrası Stefan Asbury
Almanya, Leipzig gezisinde gittiğimiz konserleri bugün yazmak istiyorum. İlki Leipzig şehrinin meşhur konser binası Gewandhaus'da ki mükemmel konser. Sabah saatinde 10' da bu kadar ilgi gerçekten şaşmak elde değil. Tam salonun ortasındayız diyebilirim. Güzel resimleri çekmeyi konser sonrasına bırakarak yerimize oturduk.
Konser ünlü ingiliz şef Stefan Asbury yönetiminde. Konserin konusu da yeni müzik. Gayet hoş.
Koro arkada hazır bekliyor. Önlerinde bas, tenor, soprano ve alto. Onların da önünde Gewandhaus orkestrası. Sahne kalabalık yani.
Konser başladı. Seyirci ortalamasına şöyle bir göz attım. Orta yaş yok, ya genç ya da yaşlı. Enteresan bir durum.
Koro ve orkestra uyumu görülmeye değer.
Fiyatlarda gayet makul. Yolu düşen arkadaşlar gitsin yolu düşmeyen de yolunu düşürsün.
Konser ünlü ingiliz şef Stefan Asbury yönetiminde. Konserin konusu da yeni müzik. Gayet hoş.
Koro arkada hazır bekliyor. Önlerinde bas, tenor, soprano ve alto. Onların da önünde Gewandhaus orkestrası. Sahne kalabalık yani.
Konser başladı. Seyirci ortalamasına şöyle bir göz attım. Orta yaş yok, ya genç ya da yaşlı. Enteresan bir durum.
Koro ve orkestra uyumu görülmeye değer.
Fiyatlarda gayet makul. Yolu düşen arkadaşlar gitsin yolu düşmeyen de yolunu düşürsün.
30 Ocak 2017 Pazartesi
Konser: Rachmaninov Anatolian Project Sulukule Sanat Akademisi
Ay sonu geldi, yoğunluk var ki sormayın. Cumartesi akşamı yine de apar topar evden çıkıp, 15 dk. de salona geçtik. Salon %20 dolu.
Sulukule sanat akademisi' nin çok güzel bir binası, yeri salonu var. Birçok alanda eğitim vermekte.
Konser 10dk gecikmeyle başladı. Bu sırada ben de konser hakkında bilgi edinmeye başladım.
Piyano: Güldiyar Tanrıdağlı Balaban: Ertan Tekin Tambur: Cenk Erdoğan.
Sanatçılar arasında sadece Ertan Tekin' i daha önce dinleme fırsatım olmuştu.
Konsere gelecek olursak Rachmaninov' un farklı yüzünü görmek isteyen müzik severlerin kaçırmaması gerek. Alternatif bir pencere değil, Rachmaninov' un bizzat kendisini sunuyor. Sadece biraz daha yerel çalgılarla.
Hele ki son eserde Fikrimin İnce Gülünü solistin söylemesi, salonu mest etti. Biz dört kişi gitmiştik. Dördümüzde memnun ayrıldık. İlk fırsatta albümlerini de alacağım.
Sulukule sanat akademisi' nin çok güzel bir binası, yeri salonu var. Birçok alanda eğitim vermekte.
Konser 10dk gecikmeyle başladı. Bu sırada ben de konser hakkında bilgi edinmeye başladım.
Piyano: Güldiyar Tanrıdağlı Balaban: Ertan Tekin Tambur: Cenk Erdoğan.
Sanatçılar arasında sadece Ertan Tekin' i daha önce dinleme fırsatım olmuştu.
Konsere gelecek olursak Rachmaninov' un farklı yüzünü görmek isteyen müzik severlerin kaçırmaması gerek. Alternatif bir pencere değil, Rachmaninov' un bizzat kendisini sunuyor. Sadece biraz daha yerel çalgılarla.
Hele ki son eserde Fikrimin İnce Gülünü solistin söylemesi, salonu mest etti. Biz dört kişi gitmiştik. Dördümüzde memnun ayrıldık. İlk fırsatta albümlerini de alacağım.
28 Ocak 2017 Cumartesi
Konser: Batı Müziğinde Osmanlı İzleri CRR
Soğuk İstanbul gecesinde apar topar yetişmek için hızlıca ilerlediğimiz ve yetiştiğimiz bir konser oldu. Arabamızı hızlıca attık. Teşbih :)
Konserin başlamasına 7 dk. vardı. Yerimizi aldık. Salon %30-40 dolu. Orta arkalardayız.
Konserin konusu, Batılı bestecilerin Osmanlı' dan esinlendiği eserler veya eserlerinden bölümler. Kulağa hoş geliyor değil mi? Kendimizi dev aynasında görmezsek bir problem yok.
Gelen konuklarda davetiye ağırlıklı sanırım. Ellerinde. Bir de başörtülü izleyiciler konuklar arasında var. Daha da artmasını diliyorum. Burada konu başörtüsü değil, tüm halkın müziği sahiplenmesi.
Ekran var sahnede. Bir de piyano. Çok şık.
Konser başladı. Tutu Aydınoğlu Piyanoda. Koro, solistler. çello, keman, arp da var.
Mozart, Beethoven, Strauss. Webber den eserler.
Konserin başlarında biraz salon sıkılsa da sonlara doğru açıldı. Güzel bir sonla nihayetlendi.
Çiçek Kanter ve Meral Yapalı hocaların sahneye davet edilmesi ayrı bir şıklıktı.
Konserin başlamasına 7 dk. vardı. Yerimizi aldık. Salon %30-40 dolu. Orta arkalardayız.
Konserin konusu, Batılı bestecilerin Osmanlı' dan esinlendiği eserler veya eserlerinden bölümler. Kulağa hoş geliyor değil mi? Kendimizi dev aynasında görmezsek bir problem yok.
Gelen konuklarda davetiye ağırlıklı sanırım. Ellerinde. Bir de başörtülü izleyiciler konuklar arasında var. Daha da artmasını diliyorum. Burada konu başörtüsü değil, tüm halkın müziği sahiplenmesi.
Ekran var sahnede. Bir de piyano. Çok şık.
Konser başladı. Tutu Aydınoğlu Piyanoda. Koro, solistler. çello, keman, arp da var.
Mozart, Beethoven, Strauss. Webber den eserler.
Konserin başlarında biraz salon sıkılsa da sonlara doğru açıldı. Güzel bir sonla nihayetlendi.
Çiçek Kanter ve Meral Yapalı hocaların sahneye davet edilmesi ayrı bir şıklıktı.
24 Ocak 2017 Salı
Konser: Arslan Hazreti BMKM
Azerbaycan ve İran makamsal müziğinde önemli bir yeri olan, aynı zamanda saz yapımcısı, lütiye ve kamençe çalan biri, Arslan Hazreti. Geçtiğimiz Pazar günü İstanbul Üniversitesi Etnomüzikoloji ve Folklor Anabilim dalının davetlisi olarak Barış Manço kültür merkezinde konser verdi.
Doğaçlama üzerine olan bir konserdi. Makamsal müziğe örnekler vererek ilerledi. Konser ve Atölye tarzında, uygulamalı olarak gerçekleşti.
Ben de bu konserde kısa bir süre de olsa sahne aldım. Akordeonumla tabi. Kendi bestemi izleyicinin beğenisine sundum. Doğaçlama için biraz daha çalışmam gerek sanırım.
Salon mu sıcak yoksa sahne aldığım için mi terledim bilmiyorum, benim için değişik bir geceydi.
Bunun yanında ufak ipuçları da verdi.
Son olarak 3-4 dakika yaptığı doğaçlaması hala kulaklarımda, konseri şöyle bitirdi. " Ben çalarım aslında, yarım saat, bir saat daha, seyirci fazla sıkılmasın diye kestim".
Doğaçlama üzerine olan bir konserdi. Makamsal müziğe örnekler vererek ilerledi. Konser ve Atölye tarzında, uygulamalı olarak gerçekleşti.
Ben de bu konserde kısa bir süre de olsa sahne aldım. Akordeonumla tabi. Kendi bestemi izleyicinin beğenisine sundum. Doğaçlama için biraz daha çalışmam gerek sanırım.
Salon mu sıcak yoksa sahne aldığım için mi terledim bilmiyorum, benim için değişik bir geceydi.
Bunun yanında ufak ipuçları da verdi.
Son olarak 3-4 dakika yaptığı doğaçlaması hala kulaklarımda, konseri şöyle bitirdi. " Ben çalarım aslında, yarım saat, bir saat daha, seyirci fazla sıkılmasın diye kestim".
Etiketler:
akordeon,
Arslan Hazreti,
BMKM,
etnomüzikoloji,
kamençe
21 Ocak 2017 Cumartesi
Konser: Moddi iksv
İksv' yi ortam olarak seviyorum. Müzik kalitesi güzel, ortam sıcak, hem fiziksel, hem duygusal. Ulaşım da rahat daha ne olsun. Belki bir gün ben de orada konser veririm.
Moddi' nin geleceğine ilk duyduğumda çok heyecanlanıp, hemen iki bilet almıştım.
Moddi, Norveçli. Folk müzik statüsüne koyulmaktadır. Bence değil.
Gitarı güzel kullanıyor. Sempatik diyelim. Ses tonu zaten yaptığı müziğe uyuyor. Bir de grupta çello vardı. En çok sevdiğim yaylı. Keyfim yerindeydi. Şarkılara pek eşlik edemesek bile, bizi yaptığı müziğinin içine çekmişti. Bağırışları, sahnede duruşu, aklımda hala.
Uzun bir süre unutamayacağım bir konser oldu. Salonun ilgisi vardı ama pek dinleyici gelmemişti.
Moddi' nin geleceğine ilk duyduğumda çok heyecanlanıp, hemen iki bilet almıştım.
Moddi, Norveçli. Folk müzik statüsüne koyulmaktadır. Bence değil.
Gitarı güzel kullanıyor. Sempatik diyelim. Ses tonu zaten yaptığı müziğe uyuyor. Bir de grupta çello vardı. En çok sevdiğim yaylı. Keyfim yerindeydi. Şarkılara pek eşlik edemesek bile, bizi yaptığı müziğinin içine çekmişti. Bağırışları, sahnede duruşu, aklımda hala.
Uzun bir süre unutamayacağım bir konser oldu. Salonun ilgisi vardı ama pek dinleyici gelmemişti.
12 Ocak 2017 Perşembe
Konser: Bifo valeriy sokolov lütfi kırdar
Soğuk kış akşamlarını, sıcak konser salonlarında geçirmek gibi yoktur. Salon %40-50 civarı dolu. Pek gelen olmamış. Biz yine yerimizi aldık. Sağ orta arkalarda. Sahneye hakim.
Program yoğun ve yorucu. İki senfoni var. Romantik dönem. 50' şer dakikadan 100 dakika.
Orkestra yerini aldı, biraz eksik gibi. Yaklaşık 50 kişi. Tonemaister, başkemancı çok sempatik. Evimizin kemancısı gibi.
İlk Brahms çalmaya başladı. Keman konçertosu, re majör, op.77. Öksürükler azaldı tam salon kışa alıştı diye içimden geçirirken ara ile öksürük coştu. Bende tutamadım, öksürmeye başladım.
Aradan sonra brückner için orkastra ve salon hazır. Biraz daha orkestra üyesi arttı. Kontrabaslar, üflemeliler.
Brückner' in bu eseri çok, hoş. Coşkulu. 9. Senfoni Re Minör.
Yalnız esere diyecek yok da orkestrasyon problemi var. Bakır üflemeliler o kadar baskındı ki sadece onlar duyuldu. Biraz da keman grubu. Tahta üflemeliler, flüt, klarnet iptal. Davul ve çello bile duyulmakta zorlandı. Şef belki bunu yapmak istedi. Konuşmak gerek. Ama bana uymadı.
Yine tekrarlıyorum, esere diyecek olumsuz bir şey yok.
Bu konserle birlikte kısa bir tatile girdi, sonraki konserleri mart ayında.
Program yoğun ve yorucu. İki senfoni var. Romantik dönem. 50' şer dakikadan 100 dakika.
Orkestra yerini aldı, biraz eksik gibi. Yaklaşık 50 kişi. Tonemaister, başkemancı çok sempatik. Evimizin kemancısı gibi.
İlk Brahms çalmaya başladı. Keman konçertosu, re majör, op.77. Öksürükler azaldı tam salon kışa alıştı diye içimden geçirirken ara ile öksürük coştu. Bende tutamadım, öksürmeye başladım.
Aradan sonra brückner için orkastra ve salon hazır. Biraz daha orkestra üyesi arttı. Kontrabaslar, üflemeliler.
Brückner' in bu eseri çok, hoş. Coşkulu. 9. Senfoni Re Minör.
Yalnız esere diyecek yok da orkestrasyon problemi var. Bakır üflemeliler o kadar baskındı ki sadece onlar duyuldu. Biraz da keman grubu. Tahta üflemeliler, flüt, klarnet iptal. Davul ve çello bile duyulmakta zorlandı. Şef belki bunu yapmak istedi. Konuşmak gerek. Ama bana uymadı.
Yine tekrarlıyorum, esere diyecek olumsuz bir şey yok.
Bu konserle birlikte kısa bir tatile girdi, sonraki konserleri mart ayında.
10 Ocak 2017 Salı
Konser: yeni yıl konseri borusan filarmoni orkestrası thomas hampson luca pisaron
2016 yılını geride bırakıp 2017 yılına kötü haber ve haberlerle başladık. Tüm bunlara rağmen müzik çabamız devam ediyor. Umarım boşa gitmiyordur.
Borusan Filarmoni orkestrasının güzel bir konseri vardı. Yeni yıl konseri, Çeşitli ülkelerden, çeşitli bestecilerin eserleri.
Daha 1 ay öncesinden biletler tükenmiş. Hatta biz konsere gittiğimizde kapıda fazla bilet soranlar vardı. İçeri girdiğimizde ise tam bir hayal kırıklığı, salon boş sayılır. Yerimizi aldık. Çiçeklerle dolmuş sahne, çok hoş. Çok şık.
Konser önceden hazırlanan farklı bir programa sahip. Değiştirmişler. Tanıtım kitapçığı büyüdükçe büyümüş.
Luca Pisaroni sabit, Yeni gelen bariton thomas hampson. İlk eserde orkestra ısındı. Daha sonra sıra sıra gelmeye başladı.
Hele ki sonda söyledikleri düet çok hoştu. Diğer bir ilginç olay ise fagotçulardan ikisinin okulda gördüğüm iki arkadaş olması.
Borusan Filarmoni orkestrasının güzel bir konseri vardı. Yeni yıl konseri, Çeşitli ülkelerden, çeşitli bestecilerin eserleri.
Daha 1 ay öncesinden biletler tükenmiş. Hatta biz konsere gittiğimizde kapıda fazla bilet soranlar vardı. İçeri girdiğimizde ise tam bir hayal kırıklığı, salon boş sayılır. Yerimizi aldık. Çiçeklerle dolmuş sahne, çok hoş. Çok şık.
Konser önceden hazırlanan farklı bir programa sahip. Değiştirmişler. Tanıtım kitapçığı büyüdükçe büyümüş.
Luca Pisaroni sabit, Yeni gelen bariton thomas hampson. İlk eserde orkestra ısındı. Daha sonra sıra sıra gelmeye başladı.
Hele ki sonda söyledikleri düet çok hoştu. Diğer bir ilginç olay ise fagotçulardan ikisinin okulda gördüğüm iki arkadaş olması.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)