3 Mayıs 2016 Salı

Konser: Bilkent Senfoni Orkestrası Cristoph-Mathias Mueller Julian Cemal Reşit Rey

Bilkent Senfoni orkestrası ülkemizin sayılı senfoni orkestralarından biridir. 1993 yılında kurulmuştur. 13 farklı ülkeden sanatçılar yer almaktadır.
Akademik bir yapısı vardır. 20 yıldır aralıksız yılda ortalama 50 etkinliğe katılmaktadır. 2003 yılında bir dünya markası etiketi ile albümyayınlayan ilk Türk topluluğudur. 2009 yılında unicef Türkiye iyi niyet elçisi seçilmiştir.
Konserin diğer bir önemli yanı, uluslararası ünü olan, hatta kimi eleştirmenlerce dünyanın sayılı seflerinden biri olan Cristoph-Mathias Mueller'in sahne alacak olmasıdır.

Şef Mueller, İsviçre doğumlu.Yüksek lisansını keman, masterını orkestra şefliği alanında yapmıştır.  Kendisinden şöyle bahsedilmektedir. " Sınırsız enerjisi, sanatsal doğruluğu ve yüksek entellektüel standartıdır.

Julian Steckel, 1982 yılında Güney Doğu Almanya'da doğan Viyolonsel sanatçıdır. 2009 yılında ödül almaya başlamış ve aşağı yukarı her sene bir ödül almıştır.
2011 yılından beri Rostock üniversitesinde profesördür.

Kısaca konser verecek sanatçılardan bahsettim. Bu sırada konserin başlamasına 5 dk. var. Salon boştan az dolu. Öndeki 5-6 sıra diyelim.

Bu esnada bu ve birçok konserimizin sponsoru olan Borusan Klasik radyosuna da teşekkür ederim.

Orkestra yerini aldı. En son şef Cristoph-Mathias Mueller geldi. Karizma yerinde. Haydn'dan başladılar. Senfoni NO. 85 Si Bemol Majör Kraliçe.

İki bölümden oluşan birinci yarısının ortalarında ödüllü viyolonsel Julian Steckel sahneye çıktı. Bence konserin süpriziydi, hemde büyük bir süpriz, uzun zamandan beri gördüğüm sayılı virtüözlerden biri. Çok iyi konsantre, repertuvara hakim, ezbere biliyor, çalış ustalığı, kendine
has tarzı çok rahat hissedebiliyorsunuz, seyircinin tek bis'i sonrası sahneye yeniden çıkışından Bach'tan bir sonat çaldı. Arkada ki Viyolonselcilerin bakışları hala aklımda.

Bilkent senfoni orkestrası'na gelirsek beni en çok etkileyen çalgı, obua idi. Başarılı gerçekten. Güzel bir konserden çıkmanın dinginliğiyle arabaya doğru yol aldık, nemli bir İstanbul bahar akşamında.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder