Bu aralar iyi yoğunluk var, her şeyi yapmaya hiçbir şeyi kaçırmamaya çalışıyoruz. Kaçırıyor ve yapamıyoruz dolayısıyla. Olduğu kadar. Dün akşamki konserimiz BİFO'dan Yüzyıl dönümünden başyapıtlar.
Kalabalık beklediğimizden fazla, yerimiz arka sol. Ledlerin altı biraz gözalıcı. Konser gecikmesiz başladı. Tam 20:00.
Programda ufak bir değişiklik yapıp, arayı bir eser öne aldılar. Çaykovski' nin piyano konçertosu. Başyapıt gerçekten. Piyanoda Gabriela Montero var. Virtüöz. Birçok ödüllü ve insan hakları örgütünde faaliyetlerde bulunmuş.
Salon memnun. Güzel bir alkış vardı. Sonrasında bis için çalışmadığını söyledi. Bir Türk parçası üzerine çeşitleme yapacağını söyledi. Salondan son dönemin modası İzmir :marşı istediği geldi. Çellocunun çalımı ile Gabriela Montero öğrendi. Ve icra başladı. Çok güzel bir çeşitleme yaptı. Salonun çok hoşuna gitti. Ayakta alkışlandı.
Ara verildi. Türk besteci Necil Kazım Akses' in Sesleniş Adlı eseri çalındı. 10 dk. civarı çalındı.
Igor Stravinsky var programda diğer bir başyapıt. Bahar ayini. Çok iyi performans.
Konser sonunda şef Sasha Goetzel büyük beğeni toplayan İzmir Marşı' nı çeliste yeniden çaldırdı. Salon yine ayakta :)
23 Mart 2017 Perşembe
Konferans: Halil Bedi Yönetken ve Türkiye'de musiki Folkloru
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarından misafir olarak İTMDK' ya kalktık gittik. Hava güzel, açık. Vapur boş, otobüs dolu şekilde, sınıf arkadaşlarımızla karnımızı doyurup 13:30 gemisiyle karşıya geçtik. Yaklaşık başlamasına 5-10 dk var. Kısa bir sohbet ve başladı.
Salon %60-70 dolu. Fena değil. Küçük bir salon olmasına karşın işlediği konular etkili.
Konuşmacılar:
Ruhi Ayangil
Serdar Öztürk
Süleyman Şenel
Vedat Demirci
Yavuz Daloğlu
İlk konuşmaya Ruhi Ayangil başladı. Etkili bir konuşmacı. Salonu etkiliyor. Daha sonra diğer konuşmacılar devam ettiler.
Detaylı analizini derste yapacağız fakat üniversite hocaların kısır tartışmalarını anlamak zor.
Her şeye rağmen sıcak ve samimi bir toplantıydı. Öğretici ve bilgilendirici.
Salon %60-70 dolu. Fena değil. Küçük bir salon olmasına karşın işlediği konular etkili.
Konuşmacılar:
Ruhi Ayangil
Serdar Öztürk
Süleyman Şenel
Vedat Demirci
Yavuz Daloğlu
İlk konuşmaya Ruhi Ayangil başladı. Etkili bir konuşmacı. Salonu etkiliyor. Daha sonra diğer konuşmacılar devam ettiler.
Detaylı analizini derste yapacağız fakat üniversite hocaların kısır tartışmalarını anlamak zor.
Her şeye rağmen sıcak ve samimi bir toplantıydı. Öğretici ve bilgilendirici.
16 Mart 2017 Perşembe
Konser: Sevil Ulucan Özgür Ünaldı CRR
Şostakoviç günleri kapsamında düzenlenen konser dizisinde yer alan bu konser, Şostakoviç' in Keman ve Piyano için sonat ve prelüd'ün den oluşmaktadır. İcracılar kemanda Sevil Ulucan Weinstein. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı mezunu ve öğretim üyesidir. Özgür Ünaldı Piyanodadır.
Salon gerçekten boş denilebilecek düzeyde. Haftaiçi olması ve halkımızın ilgisizliği birleşince bu manzara ortaya çıkıyor. Fakat kimse artık bunu yadırgamıyor. Böyle işte.
Konser sıcak başladı. Sevil Ulucan Weinstein çok sıcak. Salona pozitif bir enerji veriyor. İlk dakikalarda biraz tutukluk vardı, heyecan diyelim. Daha sonra açıldı tabi. Hele ki Sonatta iyice coştu. Salonda bu coşkudan nasibini aldı. Sonatın Allegretto kısmına gelindiğinde tel koptu. Çok ilginç gerçekten. Sevil Ulucan Weinstein özürlerini iletip, (özre gerek yokken) teli değiştirmeye gitti. Bu sırada Özgür Ünaldı, eserle ilgili bir iki kelam etti. Şostakoviç'in son eseri olduğunu olgunluğunu yansıttığından bahsetti. Daha sonra kısa bir süre sonra konser devam etti.
Bis olarak da Sonatın ağır largosundan sonra havayı dağıtan bir polka seçildi. Çok hoştu. Kısa bir konser olmasına rağmen salon memnun ayrıldı. Müşterimiz Burç nakış' ın sahibi arkadaş da oradaydı. Sanırım oydu :) Selam veremeden gözden kayboldu.
Salon gerçekten boş denilebilecek düzeyde. Haftaiçi olması ve halkımızın ilgisizliği birleşince bu manzara ortaya çıkıyor. Fakat kimse artık bunu yadırgamıyor. Böyle işte.
Konser sıcak başladı. Sevil Ulucan Weinstein çok sıcak. Salona pozitif bir enerji veriyor. İlk dakikalarda biraz tutukluk vardı, heyecan diyelim. Daha sonra açıldı tabi. Hele ki Sonatta iyice coştu. Salonda bu coşkudan nasibini aldı. Sonatın Allegretto kısmına gelindiğinde tel koptu. Çok ilginç gerçekten. Sevil Ulucan Weinstein özürlerini iletip, (özre gerek yokken) teli değiştirmeye gitti. Bu sırada Özgür Ünaldı, eserle ilgili bir iki kelam etti. Şostakoviç'in son eseri olduğunu olgunluğunu yansıttığından bahsetti. Daha sonra kısa bir süre sonra konser devam etti.
Bis olarak da Sonatın ağır largosundan sonra havayı dağıtan bir polka seçildi. Çok hoştu. Kısa bir konser olmasına rağmen salon memnun ayrıldı. Müşterimiz Burç nakış' ın sahibi arkadaş da oradaydı. Sanırım oydu :) Selam veremeden gözden kayboldu.
Konferans: Prof. Dr. Ruhi Ayangil
Bir üyesi olmaktan mutluluk duyduğum okulum Darülelhan yani İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, kuruluşunun 100. yılında etkinliklerle hafızalarda tazeleniyor. Bu 100. yıl çerçevesinde ilk yapılan etkinlikte Prof. Dr. Ruhi Ayangil yaptı. Kardeşim Fulya Gezer ve arkadaşlarımla katıldığım bu etkinlikte Darülelhan'ın tarihinden bahsedildi. Çok faydalı bir oturum oldu.
Akılda kalan cümleler şunlardı: Bir şey olmak için değil, bir şey yapmak için yapın. Zaten nihayetinde bir şeyler olursunuz.
Birileri bir şeyleri yapmalı. Onlar yapmazsa kim yapacak? Kimden bekleniyor?
Sorumlulukları hatırlatan güzel cümlelerdi. Oturum bittiğinde seyircilerin çıkası gelmedi. Prof. Dr. Ruhi Ayangil de çok etkilendi, duygulandı. İlgi gerçekten vardı. Mekanımız tabi ki BMKM idi.
9 Mart 2017 Perşembe
Konser: Özgür Aydın Naoko Shimizu Bifo
Kalabalık konserlerden biri. Salon gayet iyi dolu. Çoğu konserde böyle kalabalık görmemiştim. Dünya gösterimi olmasına bağladık.
Böyle gösterimler hoşuma gidiyor. Besteci ön sıralarda oturuyor, eser sonunda sahneye çıkıyor, selamlamalar filan.
Eşim Sabiha Gezer ile besteciliğin müzikteki yeri ve bestecinin ölümsüzlüğü konusunda konuşuyoruz. Sonra kitapçığa gözattığımda Hasan Uçan' ın Piyano ve Viyola için konçertosu hakkında bestecinin kendi yazdığı not var. Eserin sonlarında yerel müzikten tınılar olacağını söylüyor. Öyle de oldu. O hava verildi.
Eserle ilgili benim görüşüm gayet olumlu. Eserin sonlarına doğru o bahsedilen tını çok hoş geliyor kulağa. Fakat üflemelilere biraz az yer vermiş. Yani bir eser senfonik mi, oda müziği mi, quartet için mi belirlenip, uygulanması gerektiği düşüncesindeyim.
İlk yarı bu şekilde bitti, ikinci yarıda Çaykovski' ye yer vermeleri çok iyi olmuş. Kulağım bunlara alışık ne yapayım, 5. senfonisi. Sonlara doğru dinleyicileri uyutsa bile gayet iyiydi. Valsler ve finalin allegrosu, bitip bitmemesi.
Konser bitti, arka sıralardaydık, hızlıca çıktık. Arabamızın yeri, iyiydi. Eve doğru trafiksiz vardık.
Böyle gösterimler hoşuma gidiyor. Besteci ön sıralarda oturuyor, eser sonunda sahneye çıkıyor, selamlamalar filan.
Eşim Sabiha Gezer ile besteciliğin müzikteki yeri ve bestecinin ölümsüzlüğü konusunda konuşuyoruz. Sonra kitapçığa gözattığımda Hasan Uçan' ın Piyano ve Viyola için konçertosu hakkında bestecinin kendi yazdığı not var. Eserin sonlarında yerel müzikten tınılar olacağını söylüyor. Öyle de oldu. O hava verildi.
Eserle ilgili benim görüşüm gayet olumlu. Eserin sonlarına doğru o bahsedilen tını çok hoş geliyor kulağa. Fakat üflemelilere biraz az yer vermiş. Yani bir eser senfonik mi, oda müziği mi, quartet için mi belirlenip, uygulanması gerektiği düşüncesindeyim.
İlk yarı bu şekilde bitti, ikinci yarıda Çaykovski' ye yer vermeleri çok iyi olmuş. Kulağım bunlara alışık ne yapayım, 5. senfonisi. Sonlara doğru dinleyicileri uyutsa bile gayet iyiydi. Valsler ve finalin allegrosu, bitip bitmemesi.
Konser bitti, arka sıralardaydık, hızlıca çıktık. Arabamızın yeri, iyiydi. Eve doğru trafiksiz vardık.
Etiketler:
bifo,
çaykovski,
hasan uçan,
Naoko Shimizu,
Özgür Aydın
7 Mart 2017 Salı
Konferans: Kadın ve Sanat
Kadın ve sanat temalı hoş bir panel oldu. Konular kadınların hayattaki yerleriydi. Daha özele inersek, Anadolu tarihinde anaerkil dönem, toplumda cinsiyet, dede korkut hikayelerinde kadın, kadınların kanun icrası, batı müziğinde kadın, caz müziğinde kadın.
Konular gerçekten birbirinden ilginç ve önemli. Ufuk açıcı bilinçlendirici. Toplumun kadına biçtiği roller üzerinden şekillenen hayatlar.
Kısaca ana hatlardan bahsedersem. Kibele, Bacıyan-ı Rum, Gender, Vecihe Daryal, İdso'daki %51 kadın oranı ve 100 sene sonra Berlin ve Viyana filarmoninin kadın icracı alması. Ve birbirinden değerli caz sanatçıları.
*** insanların yüzleriyle dinlediğini görüyoruz.
Mekan olarak BMKM idi. İyice alıştık oraya.
Bir de 8 Mart' a etkinlik kalmadı. Hepsi yapıldı :)
Konular gerçekten birbirinden ilginç ve önemli. Ufuk açıcı bilinçlendirici. Toplumun kadına biçtiği roller üzerinden şekillenen hayatlar.
Kısaca ana hatlardan bahsedersem. Kibele, Bacıyan-ı Rum, Gender, Vecihe Daryal, İdso'daki %51 kadın oranı ve 100 sene sonra Berlin ve Viyana filarmoninin kadın icracı alması. Ve birbirinden değerli caz sanatçıları.
*** insanların yüzleriyle dinlediğini görüyoruz.
Mekan olarak BMKM idi. İyice alıştık oraya.
Bir de 8 Mart' a etkinlik kalmadı. Hepsi yapıldı :)
4 Mart 2017 Cumartesi
Konser: İdso Gökhan Aybulus Alexander Rudin Haliç
İdso' nun konser programını yakalamak gerçekten güç. Çok fazla konser veriyorlar. Bu seferki konserleri Haliç kongre merkezinde. Cuma akşamı, İstanbul trafiği demeden yola çıktık. Akşam yemeğini bile arabada yedik.
Salon güzel ve boş. Her zamanki gibi. Belki %30 doluluk var. Tam tersi bu sefer sahne izleyicilerden daha kalabalık duruyor. Sahnede adım atmaya yer yok. Biraz ufak gelmiş sanki.
Programınıza dönersek çok güzel. Türk Besteciler Haftası konseptli. Yasaklı besteci, piyanistimiz Fazıl Say, yasaklı dediysem, aslında onun daha aktif Türkiye sanat gündeminde olması gerekir. Eserleri, icrası gibi. Bu konserde yapılacak Türkiye gösterimi bile eserin dünya gösteriminden 3 sene sonra dinleyicinin karşısına çıkıyor. İlginç ülke. Yalan dolan kurumlar.
Fazıl Say' ın bestesinin ismi, 1914 Üvertürü Op. 56. Fazıl Say eseri dinleyip, alkış alıp çıktı. Ön sıradaydı.
İkinci eser, Ulvi Cemal Erkin, Piyano konçertosu, re minör. Piyanonun gelişi olay olsa da kazasız belasız sahneye yerleştirildi ve eser sonrası yerine geçirildi.
Gökhan Aybulus, görünüşte beyfendi, bir piyanist. Tarzı güzel. Sahneye hakim.
Kısa bir aradan sonra üçüncü eser, Ahmet Adnan Saygun, etnomüzikolog, besteci. Viyolonsel Konçertosu Op. 74 'ü Alexandır Rudin İdso orkestrasına eşlik etti. Pek beğenmedim. Bence kendisi de performansını beğenmemiştir. Çok isteksizdi.
Son eser Ferit Alnar' dan. Çok özel ve güzel bir beste. Prelüd ve iki dans.
Bence konserin en iyisi Şef Naci Özgüç. Uzun zamandır böyle bir şef izlememiştim.
Orasının parkı biraz sıkıntılı çok hızlı bir şekilde mekandan ayrıldık.
Salon güzel ve boş. Her zamanki gibi. Belki %30 doluluk var. Tam tersi bu sefer sahne izleyicilerden daha kalabalık duruyor. Sahnede adım atmaya yer yok. Biraz ufak gelmiş sanki.
Programınıza dönersek çok güzel. Türk Besteciler Haftası konseptli. Yasaklı besteci, piyanistimiz Fazıl Say, yasaklı dediysem, aslında onun daha aktif Türkiye sanat gündeminde olması gerekir. Eserleri, icrası gibi. Bu konserde yapılacak Türkiye gösterimi bile eserin dünya gösteriminden 3 sene sonra dinleyicinin karşısına çıkıyor. İlginç ülke. Yalan dolan kurumlar.
Fazıl Say' ın bestesinin ismi, 1914 Üvertürü Op. 56. Fazıl Say eseri dinleyip, alkış alıp çıktı. Ön sıradaydı.
İkinci eser, Ulvi Cemal Erkin, Piyano konçertosu, re minör. Piyanonun gelişi olay olsa da kazasız belasız sahneye yerleştirildi ve eser sonrası yerine geçirildi.
Gökhan Aybulus, görünüşte beyfendi, bir piyanist. Tarzı güzel. Sahneye hakim.
Kısa bir aradan sonra üçüncü eser, Ahmet Adnan Saygun, etnomüzikolog, besteci. Viyolonsel Konçertosu Op. 74 'ü Alexandır Rudin İdso orkestrasına eşlik etti. Pek beğenmedim. Bence kendisi de performansını beğenmemiştir. Çok isteksizdi.
Son eser Ferit Alnar' dan. Çok özel ve güzel bir beste. Prelüd ve iki dans.
Bence konserin en iyisi Şef Naci Özgüç. Uzun zamandır böyle bir şef izlememiştim.
Orasının parkı biraz sıkıntılı çok hızlı bir şekilde mekandan ayrıldık.
Etiketler:
1914 Üvertürü Op. 56,
Alexander Rudin,
Fazıl Say,
Ferit Alnar,
Gökhan Aybulus,
haliç kongre merkezi,
İdso,
Piyano konçertosu,
Prelüd ve iki dans,
re minör,
Ulvi Cemal Erkin
1 Mart 2017 Çarşamba
Müze: Grassi Museum Leipzig
Geçenlerde yaptığım Almanya seyahatinde Leipzig şehrindeki Grassi Museum' u gezme fırsatı oldu. Pazar günü erken vakitte yerimizi aldık. Şansımıza giriş ücretsizdi. 4 kişi yoruluncaya kadar gezdik.
Müze 4 bölümden oluşmaktaydı. Bizim ilgimizi Müzik çalgıları bölümüydü. Orada çaldığım klavensen' i unutamam. Biraz ilgi görmüştüm. Bir akordeon bölümü vardı. Hatta akordeonlar hakkında bilgi içeren kitaptan bilgi almıştım.
Diğer bölümler Almanya tarihi, etnografik ürünler. Burada da iyi yorulduk.
Başka milletlerin etnografik ürünleri.
Son olarak da modern çalışmaların yer aldığı kısım. Deneysel.
Leipzgi' e yolu düşen uğrasın, özellikle çalgı bölümü kaçmaz.
Müze 4 bölümden oluşmaktaydı. Bizim ilgimizi Müzik çalgıları bölümüydü. Orada çaldığım klavensen' i unutamam. Biraz ilgi görmüştüm. Bir akordeon bölümü vardı. Hatta akordeonlar hakkında bilgi içeren kitaptan bilgi almıştım.
Diğer bölümler Almanya tarihi, etnografik ürünler. Burada da iyi yorulduk.
Başka milletlerin etnografik ürünleri.
Son olarak da modern çalışmaların yer aldığı kısım. Deneysel.
Leipzgi' e yolu düşen uğrasın, özellikle çalgı bölümü kaçmaz.
Konferans: Edward Aris - Akordeon Sergisi
İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı yapım teknolojileri bölümünün düzenlediği " körüklü çalgılar " adlı sergi ve şöyleşi gerçekleşti.
Bu etkinliği iki kısımdan oluştuğunu düşünürsek birinci kısım sergi 4 gün sürdü. Akordeoncu Edward Aris' in koleksiyonu. Ben pek beğenmedim. Biraz zayıf. Hatta bandoneon bile yanlış isimlendirilmiş.
İkinci kısım söyleşi: Bununda söyleşi tadında olmasını beklerdim. Akordeon macerasını gelenlere anlatsın gibi. Fakat kısa bir performans sundu. Bu da olmadı.
İki olumsuz olaydan nasıl olumlu çıkar derseniz. Ülkemizde konservatuvar çatısı altında böyle bir etkinliğin düzenlenmesi güzel. Umarım artarak devam eder.
Bu etkinliği iki kısımdan oluştuğunu düşünürsek birinci kısım sergi 4 gün sürdü. Akordeoncu Edward Aris' in koleksiyonu. Ben pek beğenmedim. Biraz zayıf. Hatta bandoneon bile yanlış isimlendirilmiş.
İkinci kısım söyleşi: Bununda söyleşi tadında olmasını beklerdim. Akordeon macerasını gelenlere anlatsın gibi. Fakat kısa bir performans sundu. Bu da olmadı.
İki olumsuz olaydan nasıl olumlu çıkar derseniz. Ülkemizde konservatuvar çatısı altında böyle bir etkinliğin düzenlenmesi güzel. Umarım artarak devam eder.
Sergi: Ahşaba Dokunmak BMKM
Barış Manço Kültür merkezine bu aralar ziyaretlerim sıklaştı. Gerçekten çok hoş etkinlikler var. Her ay güncellenen programa gözatın derim.
Bu kez ilgimi çeken sergi Ahşaba Dokunmak, adından da anlaşılacağı gibi Ahşap sanatını içermekte. Ahşap işleme demiyorum. Çünkü ahşap sanatı işlemeyi de kapsamakta. Örneğin doğada bulduğunuz bir tahta parçası çok hoşunuza gitti, onu vernikleyip kullanmaya veya sergilemeye çıkartabilirsiniz.
Bu sergide de ona örnekler vardı. Örneğin bir meyve tabağı :)
Bu sergi Ayhan Tokmak' ın kendisinin ve öğrencilerine ait. Çok hoş ve ufuk açıcı çalışmalar.
Hep şöyle düşünmüşümdür. Bu sergilerin girişine dokunmalık bir ahşap blok konur. Gelen ziyaretçiler dokunma güdülerini burada köreltip, sergiye girer :)
Emeği geçenlere selamlar.
Bu kez ilgimi çeken sergi Ahşaba Dokunmak, adından da anlaşılacağı gibi Ahşap sanatını içermekte. Ahşap işleme demiyorum. Çünkü ahşap sanatı işlemeyi de kapsamakta. Örneğin doğada bulduğunuz bir tahta parçası çok hoşunuza gitti, onu vernikleyip kullanmaya veya sergilemeye çıkartabilirsiniz.
Bu sergide de ona örnekler vardı. Örneğin bir meyve tabağı :)
Bu sergi Ayhan Tokmak' ın kendisinin ve öğrencilerine ait. Çok hoş ve ufuk açıcı çalışmalar.
Hep şöyle düşünmüşümdür. Bu sergilerin girişine dokunmalık bir ahşap blok konur. Gelen ziyaretçiler dokunma güdülerini burada köreltip, sergiye girer :)
Emeği geçenlere selamlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)