Ramazan Ayı bir yaz sıcaklarıyla birleştiğinde değişik bir atmosfere büründü. İstanbul da öğle vakti gezen bilir, klimalar etkisizdir.
Yaklaşık 3-4 ay önce aldığım bir bilet. İstanbul Müzik festivali kapsamında düzenlenen Sylvain luc gitarcı ve dünyanın en iyi akordeoncularından Richard Galliano 'nun Fransız Sarayında ki konseri.
Konserin başlamasına bir ay kala güvenlik önlemleri alındı. İsimleri önceden yazdırdık. Kayıt altına alındı.
Fransız Sarayı'nın girişi biraz arada kalmış. Fakat iyi güvenlik önemi alınmış, kimlik kontrolleri, üst baş aramalar, çanta kontrol.
İzleyiciler sıkılsa da mecbur, ne hale geldik.
Konserin başlamasına bir saat kala mekandaydım. Çok güzel ferah bir yer. Yalnız sandalyelerin dizimi ve rahatsızlığından herkes şikayetçiydi.
Her sandalyenin üzerine program konulmuş. Gözüme çarpan Sylvain luc' un cümleleriydi. " Teknikte ustalık hiçbir zaman benim hedefim olmadı. Müzik bir yarışma değildir. Müziği çalarsın. Müziği yaşarsın. Müzik paylaşmaktır; insanları bölmemelidir.
Konser 15 dk. gecikmeyle başladı. İlk parçalarda akordeonu sadece tiz kısmıyla çaldı. Daha sonra sağ sol eli büyük bir ustalıkla kullandı. Konser Edith Piaf saygı temalı olduğundan onun seslendirdiği parçalara da yer verildi.
Hava yavaş yavaş soğumaya başlamıştı. Öğlenki 40 dereceden eser yok. Esen sadece rüzgar :)
Konserin ortalarına doğru Richard Galliano çok güzel bir solo çaldı. Akordeonu sevenler için kaçırılması halinde üzüntü yaratacak bir durum.
Uzun zamandan beri beklediğim konser bitti. Yüzümde keyif ve alınan önlemlerden dolayı bir tedirginlik.
Tek bis yaparak konseri sonlandırdılar. Çiçek takdimi yapıldı.
Birden izleyiciler kapıya yöneldiği için ufak bir sıkışıklık yaşandı. Bu sırada bir tur atayım dedim, o sırada sahnenin yakınında Richard Galliano durmakta. Yanına gidip kendimi tanıttım. Konser için teşekkürlerimi sundum. El sıkışık ayrıldık.
Güzel bir anı oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder