Fazıl Say etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fazıl Say etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2017 Cumartesi

Konser: İdso Gökhan Aybulus Alexander Rudin Haliç

İdso' nun konser programını yakalamak gerçekten güç. Çok fazla konser veriyorlar. Bu seferki konserleri Haliç kongre merkezinde. Cuma akşamı, İstanbul trafiği demeden yola çıktık. Akşam yemeğini bile arabada yedik.

Salon güzel ve boş. Her zamanki gibi. Belki %30 doluluk var. Tam tersi bu sefer sahne izleyicilerden daha kalabalık duruyor. Sahnede adım atmaya yer yok. Biraz ufak gelmiş sanki.

Programınıza dönersek çok güzel. Türk Besteciler Haftası konseptli. Yasaklı besteci, piyanistimiz Fazıl Say, yasaklı dediysem, aslında onun daha aktif Türkiye sanat gündeminde olması gerekir. Eserleri, icrası gibi. Bu konserde yapılacak Türkiye gösterimi bile eserin dünya gösteriminden 3 sene sonra dinleyicinin karşısına çıkıyor. İlginç ülke. Yalan dolan kurumlar.

Fazıl Say' ın bestesinin ismi, 1914 Üvertürü Op. 56. Fazıl Say eseri dinleyip, alkış alıp çıktı. Ön sıradaydı.

İkinci eser, Ulvi Cemal Erkin, Piyano konçertosu, re minör. Piyanonun gelişi olay olsa da kazasız belasız sahneye yerleştirildi ve eser sonrası yerine geçirildi.

Gökhan Aybulus, görünüşte beyfendi, bir piyanist. Tarzı güzel. Sahneye hakim.

Kısa bir aradan sonra üçüncü eser, Ahmet Adnan Saygun, etnomüzikolog, besteci. Viyolonsel Konçertosu Op. 74 'ü Alexandır Rudin İdso orkestrasına eşlik etti. Pek beğenmedim. Bence kendisi de performansını beğenmemiştir. Çok isteksizdi.

Son eser Ferit Alnar' dan. Çok özel ve güzel bir beste. Prelüd ve iki dans.

Bence konserin en iyisi Şef Naci Özgüç. Uzun zamandır böyle bir şef izlememiştim.

Orasının parkı biraz sıkıntılı çok hızlı bir şekilde mekandan ayrıldık.


21 Nisan 2016 Perşembe

Konser: Fazıl Say Tim Show Center

Dün akşam çok güzel bir konsere gittik. Biraz bahsedeyim isterseniz.

Geçen ay Fazıl Say konseri vardı. Fakat İstanbul'da ki terör olayları yüzünden bir ay sonrasına ertelendi. Bir ay boyunca konseri bekledik.

Sonunda gün geldi. Yoğun bir gün olmasına karşın akşam olmuştu. işten çıkmadan dedim ki kulağım piyanoya alışsın biraz Chopin dinleyeyim.

Açtım müziğin sesini iki parça dinledim. Birisi Spring waltz diğeri ise C# minor op.27 no:1 .

Dinlerken aklımdan şöyle geçti. Fazıl Say şu C# minor op.27 no:1 çalsa ne yakışır. Tam Fazıl Say' a göre süslemeli bir bir şarkı. Hüzünlü. İçli.

Ama bir yerde rastlamıştım, Fazıl Say pek Chopin'le barışık olmadığını, ısınamadığından bahsetmişti. Çalsa ne güzel olur diye içimden geçirdim.

İstanbul'un trafiği bu akşam pek fazla, arabayı metroya yakın bir yere bıraktık. Yağmur da var. Az ıslanarak salona, Tim show center'a vardık.

Konser 21:00'de başlıyor. Biz 20:45'de oradayız. Kalabalık pek yok. Yerimize geçtik.

En ön sıradayız. Tam piyanonun arkasında. Çok iyi gerçekten. Salona konser başlamadan son bir göz attım. %50 'si dolu. Pek hoş değil.

Her yerin dolu olması gerekir diye düşündüm. Işıklar söndü. Konser başladı.

Fazıl Say kısaca programdan bahsetti. Çok şaşırdım. Neden mi programda Chopin var... :) Fazıl Say ve Chopin.

Programdan kısaca bahsedersem.

Son çıkan yeni albümü Çocuklar içinden 16 parça. Chopin'den 3 parça. Erik Satie'den 3 parça. Fazıl Say'ın kendi besteleriden 8 parça.

Şarkılar rüzgar gibi geldi geçti. Fazıl Say Chopin C#minor Op. 27 No:1 ' e başladığında nefesimi tutarak dinledim. Çok güzeldi.

Çok iyi bir deneyimdi. Çok mutlu oldum. Süslemelerin hakkını verdi gerçekten.

Kısa bir aradan sonra ikinci bölüm başladı. Rüzgar gibi geldi geçti. Rüya bitti.

Konser sonunda seyircinin yoğun isteğine rağmen tekrar çalmadı. Homurdanmalar söz konusu.

Fazıl Say biraz keyifsiz gibiydi. En azından konser çıkışı arabanın içinden bize o izlenimi verdi.