Üniversitede vizelerin yoğunluğunun azaldığı bir zamanda, soğuk bir İstanbul gecesi ve biz sevgili eşimle Lütfi Kırdar Konser salonuna gitmek için arabamızı harbiyeye park ettik. 5 dakikalık yürüme mesafesiyle salona vardık.
Salon tıklım tıklım dolu. Çünkü İdil Biret konseri var. Dolmuşçular, kestaneciler her yerde. Bağırış çağırış tam gaz gidiyor.
Bilet kontrolünden sonra içeri girdik. İçerisi de yine aynı yoğunlukta. Bu tip günlerde tuvaletlerde iyi sıra olur, hijyen standartları da pek yakalanamaz. O yüzden tedbirli olmakta fayda var.
Yerimize geçtik. Salonun arka orta kısmında. Güzel bir yer. İdil Biret' in piyano üzerindeki parmaklarını tam görüş açısında. Salon %90 dolu. Orta yaş ve üstü kitle.
Konser zamanında başladı. Önce orkestra üyeleri sahneye çıktı. Başkemancı yardımıyla akortlar yapıldı. Hazır olunup sessizlik anında konuk şef Toshiyuki Shimada sahneye çıktı. Güzel bir alkıştan sonra yerine geçti. İlk eser Charles Ives 'ten Yanıtlanmamış soru. Melankolik, değişik bir tarzı var.
İkinci eser Paul Hindemith 'ten Piyano konçertosu. Ve İdil Biret sahne aldı. Yoğun bir alkış. Çok zarif bir kadın. Yanında nota değiştiricisi arkadaşla birlikte piyano çalındı. Herkes halinden memnun şekilde araya gidildi. Her parçadaki öksürük, arada daha da şiddetlendi. Herkes saygıdan öksürüğünü tutuyor yahu.
Ara kısa sürdü. Hemen ikinci yarı başladı. Programda Ferit Tüzün var. İdil Biret piyanistimize yapılan doğru eleştirilerden biri olan yerli bestecilerimize programlarında yer vermemesi olayı son bulacak derken bu eseri sadece orkestra çaldı. İdil Biret ikinci eser olan Sergey Rahmaninov da sahneye çıktı. Yoğun alkış ve mükemmel bir performans. Çok iyi. Ülkemizde ki en iyi piyanist gerçekten.
Konser sonunda yoğun alkışı kırmayıp kısa bir solo yaptı. Yine yoğun alkış eşliğinde kulise geçti.
Gerçekten çok güzel ve özel bir konserdi. İdil Biret harika bir sanatçı. Piyanist.
Birde kendi albümlerini kendi satmaya başlamış. Bakalım nasıl olacak.
18 Kasım 2016 Cuma
13 Kasım 2016 Pazar
Konferans: Oscar Brenifier Tüyap Kitap Fuarı
Biraz geç kalarak da olsa yetiştiğimiz bir konferanstı. Kaçırsaydık üzülürdüm. Sanki tüm fuar gözümde buydu.
Oscar Brenifier, tudem yayıncılıkta kitapları çıkan felsefe yazarı. Çok istekli bir anlatı yaptı.
Genel olarak ne öğütledi derseniz, sabır, sakinlik. Hayata bakışınızı bu çerçevede geliştirin dedi.
Çevirmen gayet iyiydi, eşzamanlı ve seri olarak çevirdi. Cümleleri çok anlaşılırdı. Gelen konukların yanlarında çocuk olduğundan, bizim de vardı, biraz odaklanma sorunu yaşansa da gayet iyi ve yerinde bir sunumdu. Sonda sorulan sorulara ilginç cevaplar vermesi, 3 sorucuyu bozması ilginç ayrıntılardı.
Bir de Nasreddin Hoca' yı sokratesler bitlikte örnek aldığını söylemesi enteresan geldi.
Oscar Brenifier, tudem yayıncılıkta kitapları çıkan felsefe yazarı. Çok istekli bir anlatı yaptı.
Genel olarak ne öğütledi derseniz, sabır, sakinlik. Hayata bakışınızı bu çerçevede geliştirin dedi.
Çevirmen gayet iyiydi, eşzamanlı ve seri olarak çevirdi. Cümleleri çok anlaşılırdı. Gelen konukların yanlarında çocuk olduğundan, bizim de vardı, biraz odaklanma sorunu yaşansa da gayet iyi ve yerinde bir sunumdu. Sonda sorulan sorulara ilginç cevaplar vermesi, 3 sorucuyu bozması ilginç ayrıntılardı.
Bir de Nasreddin Hoca' yı sokratesler bitlikte örnek aldığını söylemesi enteresan geldi.
6 Kasım 2016 Pazar
Konser: Bilkent Senfoni Orkestrası Gabor Takacs Nagy Emre Sihan Kaleli Cemal Reşit Rey
2016 Kasım' ının ilk konserine Cemal Reşit Rey konser salonunda gittik. Bu ay boş gibi gözükse de biraz konser var.
Bu gittiğimiz konser pek ısınamadığımız Bilkent Senfoni Orkestrasına ait. Soğuk geliyorlar bize.
Fakat bu konseri sıcak kılan, iki önemli faktör var. Birincisi dünyaca ünlü şef Gabor Takacs Nagy'in yönetmesi. Gerçekten çok iyi bir performansı var. Enerjisi hiç bitmiyor. Salon ondan, o salondan memnun. Konser sonunda çalışma defterinin resmini çekip, internette yayınladım. Çok heyecanlı gerçekten.
İkinci önemli olay ise Emre Sihan Kaleli adlı bestecinin bestesinin ilk defa gösteriminin yapılması.
Bu eserde çok heyecanlı, tutkulu. Alternatif batı sanat müziği örneklerinden. Alışılmışın dışında, fakat zamanın bestelerinden diyebiliriz. Yükselmeler, alçalmalar. Başarılı, Arada Emre Sihan Kaleli 'yi de tebrik edip, ikinci yarının başlamasını bekledik.
İkinci yarı tamamen Schumann' a ayrılmış. Gerçekten şefin dediği gibi çok etkileyici bir eser. İlk yarıda Haydn' la yapılan giriş, Emre Sihan Kaleli ile devam etti, Schumann ile zirvede kapandı.
Yoğun alkışa rağmen tekrar sahneye çıkmadılar. Daha doğrusu başka bir beste seslendirmediler.
Genel olarak salon %70 doluydu ve halinden memnundu.
Bu gittiğimiz konser pek ısınamadığımız Bilkent Senfoni Orkestrasına ait. Soğuk geliyorlar bize.
Fakat bu konseri sıcak kılan, iki önemli faktör var. Birincisi dünyaca ünlü şef Gabor Takacs Nagy'in yönetmesi. Gerçekten çok iyi bir performansı var. Enerjisi hiç bitmiyor. Salon ondan, o salondan memnun. Konser sonunda çalışma defterinin resmini çekip, internette yayınladım. Çok heyecanlı gerçekten.
İkinci önemli olay ise Emre Sihan Kaleli adlı bestecinin bestesinin ilk defa gösteriminin yapılması.
Bu eserde çok heyecanlı, tutkulu. Alternatif batı sanat müziği örneklerinden. Alışılmışın dışında, fakat zamanın bestelerinden diyebiliriz. Yükselmeler, alçalmalar. Başarılı, Arada Emre Sihan Kaleli 'yi de tebrik edip, ikinci yarının başlamasını bekledik.
İkinci yarı tamamen Schumann' a ayrılmış. Gerçekten şefin dediği gibi çok etkileyici bir eser. İlk yarıda Haydn' la yapılan giriş, Emre Sihan Kaleli ile devam etti, Schumann ile zirvede kapandı.
Yoğun alkışa rağmen tekrar sahneye çıkmadılar. Daha doğrusu başka bir beste seslendirmediler.
Genel olarak salon %70 doluydu ve halinden memnundu.
31 Ekim 2016 Pazartesi
Konser: Chromas Akapella Korosu Barış Manço KM
Karşıdan oturanlar için diğer karşıya seyahat hele ki pazar günleri için sıkıntılıdır. Çünkü pazar günü İstanbul'da herkes bir yerlere gitme potansiyelindedir. Biz de öyle bir günde Kadıköy Caferağa mahallesinde Barış Manço kültür merkezindeki İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Etnomüzikoloji ve Folklor bölümünün düzenlediği programa katıldık. Salon aşağı yukarı yarıya yarıya doluydu. Önce bölüm hocalarından konuşma yapıldı. Daha sonra Chromas Akapella Korosu'nun dinletisi vardı.
Çok hoştu gerçekten. Salonun odaklanması tamdı. İlgi de yüksek. Tek olumsuz taraf koro şefinin hazırlıksız olduklarını birkaç kez yinelemesiydi. Koroya bakış değişti. Bir de koro üyelerinin günlük kıyafetlerle katılması ayrı bir ilginçlikti. Amatörlük bazen hoş olur, bazen olmaz. Amatör ruh her zaman korunmaz. Bu bir süreçtir. Amatörlük sırası geldi mi terk edilir ve bir daha o konuda amatör olunmaz. Chromas Akapella Korosu amatörlükten çıkıp profesyonelliğe doğru yapılanmalı. Adımlar atılmalı.
Çok hoştu gerçekten. Salonun odaklanması tamdı. İlgi de yüksek. Tek olumsuz taraf koro şefinin hazırlıksız olduklarını birkaç kez yinelemesiydi. Koroya bakış değişti. Bir de koro üyelerinin günlük kıyafetlerle katılması ayrı bir ilginçlikti. Amatörlük bazen hoş olur, bazen olmaz. Amatör ruh her zaman korunmaz. Bu bir süreçtir. Amatörlük sırası geldi mi terk edilir ve bir daha o konuda amatör olunmaz. Chromas Akapella Korosu amatörlükten çıkıp profesyonelliğe doğru yapılanmalı. Adımlar atılmalı.
Konser: Chromas Akapella Korosu Barış Manço KM
Karşıdan oturanlar için diğer karşıya seyahat hele ki pazar günleri için sıkıntılıdır. Çünkü pazar günü İstanbul'da herkes bir yerlere gitme potansiyelindedir. Biz de öyle bir günde Kadıköy Caferağa mahallesinde Barış Manço kültür merkezindeki İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Etnomüzikoloji ve Folklor bölümünün düzenlediği programa katıldık. Salon aşağı yukarı yarıya yarıya doluydu. Önce bölüm hocalarından konuşma yapıldı. Daha sonra Chromas Akapella Korosu'nun dinletisi vardı.
Çok hoştu gerçekten. Salonun odaklanması tamdı. İlgi de yüksek. Tek olumsuz taraf koro şefinin hazırlıksız olduklarını birkaç kez yinelemesiydi. Koroya bakış değişti. Bir de koro üyelerinin günlük kıyafetlerle katılması ayrı bir ilginçlikti. Amatörlük bazen hoş olur, bazen olmaz. Amatör ruh her zaman korunmaz. Bu bir süreçtir. Amatörlük sırası geldi mi terk edilir ve bir daha o konuda amatör olunmaz. Chromas Akapella Korosu amatörlükten çıkıp profesyonelliğe doğru yapılanmalı. Adımlar atılmalı.
Çok hoştu gerçekten. Salonun odaklanması tamdı. İlgi de yüksek. Tek olumsuz taraf koro şefinin hazırlıksız olduklarını birkaç kez yinelemesiydi. Koroya bakış değişti. Bir de koro üyelerinin günlük kıyafetlerle katılması ayrı bir ilginçlikti. Amatörlük bazen hoş olur, bazen olmaz. Amatör ruh her zaman korunmaz. Bu bir süreçtir. Amatörlük sırası geldi mi terk edilir ve bir daha o konuda amatör olunmaz. Chromas Akapella Korosu amatörlükten çıkıp profesyonelliğe doğru yapılanmalı. Adımlar atılmalı.
20 Ekim 2016 Perşembe
Tiyatro: Vakti geldi Gaziosmapaşa Sahnesi
Biraz da gittiğim tiyatrolardan bahsedeyim. Gaziosmapaşa sahnesi, şehir tiyatroları. Oyunun ismi, Vakti Geldi. Dört kişiden oluşan oyun, tek perde. Kısa.
Oyunun başlamasına 5 dk. kala tiyatro büfesinden koşa koşa suyumuzu aldım. Sıcak Tiyatro salonunda yerimi aldım. Sinema salonunda arkalar, tiyatro salonunda önler makbuldür. Solo pyano sesiyle oyun başladı. Tek kişi, iki kişi, üç kişi derken dört kişi olarak oyun bitti.
Salon %70 dolu, iyi bir oran gibi gözükse de halk günü için az bence. Biz altı kişiyiz zaten.
Oyun esnasında 3 kez kurusıkı tabanca patladı. İkincisinde seyircilerden biri fenalaştı. Apar topar görevli yardımıyla dışarı çıktı. Oyun sekteye uğramadan.
Perde kapandığında salon halinden memnundu, hatta ön sıralardan ayağa kalkan bile oldu.
Benim yorumum vasat altı bir oyundu. Konu zayıftı.Oyunculuk kısmen daha iyi olsa da, o da çok parlak sayılmazdı. Puanlamalar çok kolaycılık oluyor. Puan vermiyorum ama iyi değildi.
Oyunun başlamasına 5 dk. kala tiyatro büfesinden koşa koşa suyumuzu aldım. Sıcak Tiyatro salonunda yerimi aldım. Sinema salonunda arkalar, tiyatro salonunda önler makbuldür. Solo pyano sesiyle oyun başladı. Tek kişi, iki kişi, üç kişi derken dört kişi olarak oyun bitti.
Salon %70 dolu, iyi bir oran gibi gözükse de halk günü için az bence. Biz altı kişiyiz zaten.
Oyun esnasında 3 kez kurusıkı tabanca patladı. İkincisinde seyircilerden biri fenalaştı. Apar topar görevli yardımıyla dışarı çıktı. Oyun sekteye uğramadan.
Perde kapandığında salon halinden memnundu, hatta ön sıralardan ayağa kalkan bile oldu.
Benim yorumum vasat altı bir oyundu. Konu zayıftı.Oyunculuk kısmen daha iyi olsa da, o da çok parlak sayılmazdı. Puanlamalar çok kolaycılık oluyor. Puan vermiyorum ama iyi değildi.
Konser: Masayoshi Fujita Akbank Sanat
Akbank caz festivali kapsamında ülkemize gelen sanatçı hakkında biraz konuşalım.
Japon kökenli, müzikal eğitim ve kariyerine Almanya' da devam etmektedir. Vibrafon adında bir çalgı çalmakta, pek yaygın olmamakla birlikte kulağa hoş gelen tınısı ilgi çekmektedir.
Masayoshi Fujita' yı avangart diye mi tanımlarızi yoksa deneysel mi? Ağırlık olarak avangart çalışmalar yapan besteci, kısmi de olsa deneysel müzik de yapmaktadır.
İstanbul'da ki konserine gelince soğuk bir akşam vakti, haftanın ilk iş günü, yoğun bir gün sonunda İstiklal caddesi başında salona ulaştık. Konserin başlamasına 5 - 10 dk kala kapılar açıldı. Konsere ilgi var. Samimi ve sıcak bir ortam. Gerçi banka sanat ilişkisini ayrıca bir yazımda belirteceğim.
Konser başladı. Masayoshi Fujita' vibrafonu çalmak için iki elinde 4 çubuk var. Her şarkının hikayesini şarkının başında seyircilerle paylaştı.
Çok hoş bir şarkı seçkisi yapmış. Bence son şarkısı favoriydi. İcra sırasında kullandığı materyallerde görülmeye, dinlemeye değer. Folyo, zincir...
Alternatif tınılar, sesler duymak isteyenler bence bir baksınlar.
Japon kökenli, müzikal eğitim ve kariyerine Almanya' da devam etmektedir. Vibrafon adında bir çalgı çalmakta, pek yaygın olmamakla birlikte kulağa hoş gelen tınısı ilgi çekmektedir.
Masayoshi Fujita' yı avangart diye mi tanımlarızi yoksa deneysel mi? Ağırlık olarak avangart çalışmalar yapan besteci, kısmi de olsa deneysel müzik de yapmaktadır.
İstanbul'da ki konserine gelince soğuk bir akşam vakti, haftanın ilk iş günü, yoğun bir gün sonunda İstiklal caddesi başında salona ulaştık. Konserin başlamasına 5 - 10 dk kala kapılar açıldı. Konsere ilgi var. Samimi ve sıcak bir ortam. Gerçi banka sanat ilişkisini ayrıca bir yazımda belirteceğim.
Konser başladı. Masayoshi Fujita' vibrafonu çalmak için iki elinde 4 çubuk var. Her şarkının hikayesini şarkının başında seyircilerle paylaştı.
Çok hoş bir şarkı seçkisi yapmış. Bence son şarkısı favoriydi. İcra sırasında kullandığı materyallerde görülmeye, dinlemeye değer. Folyo, zincir...
Alternatif tınılar, sesler duymak isteyenler bence bir baksınlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)