Cemal Reşit Rey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cemal Reşit Rey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2017 Perşembe

Konser: İki ülke iki nefes muzaffer özdemir sizzle ohtaka asu

Konser sezonunun yavaş yavaş sonlarına geldik. Okullar kapanmak üzere. Tatilciler sıra sıra gitmeye başladılar bile. Cemal Reşit Rey' de güzel bir konser rast geldi hemen gidelim dedik. Bu sefer ekip dört kişi. Ahmet, Sabiha, Max, Fulya.

Salon ciddi ölçüde boş. Belki %10 dolu. Ön sırada Japon başkonsolosu(  ekselanları ) ve eşi. 

Programda yazanın aksine önce sizzle ohtaka ve piyanist asu sahne aldı. Japon şarkılarının yanısıra Katibim ve Aygız eserlerini seslendirdi. Salonun hoşuna gitti.

Onlardan sonra arasız Muzaffer Özdemir sahne aldı. Gayet güzeldi. İlk defa canlı dinleme fırsatım olmuştu. Bizim ekibinde çok hoşuna gitti. Hatta Sabiha gittiğim en iyi konser dedi. İddalı cümleler :)

Konser kısa sürmesine karşın tadı damağımızda kalmıştı. 

28 Ocak 2017 Cumartesi

Konser: Batı Müziğinde Osmanlı İzleri CRR

Soğuk İstanbul gecesinde apar topar yetişmek için hızlıca ilerlediğimiz ve yetiştiğimiz bir konser oldu. Arabamızı hızlıca attık. Teşbih :)

Konserin başlamasına 7 dk. vardı. Yerimizi aldık. Salon %30-40 dolu. Orta arkalardayız.

Konserin konusu, Batılı bestecilerin Osmanlı' dan esinlendiği eserler veya eserlerinden bölümler. Kulağa hoş geliyor değil mi? Kendimizi dev aynasında görmezsek bir problem yok.

Gelen konuklarda davetiye ağırlıklı sanırım. Ellerinde. Bir de başörtülü izleyiciler konuklar arasında var. Daha da artmasını diliyorum. Burada konu başörtüsü değil, tüm halkın müziği sahiplenmesi.

Ekran var sahnede. Bir de piyano. Çok şık.

Konser başladı. Tutu Aydınoğlu Piyanoda. Koro, solistler. çello, keman, arp da var.

Mozart, Beethoven, Strauss. Webber den eserler.

Konserin başlarında biraz salon sıkılsa da sonlara doğru açıldı. Güzel bir sonla nihayetlendi.

Çiçek Kanter ve Meral Yapalı hocaların sahneye davet edilmesi ayrı bir şıklıktı.






4 Aralık 2016 Pazar

Konser: The Nash Ensemble - Christianne Stotjin- Cemal Reşit Rey

Soğuk bir pazar akşamı. Galata kulesinden yürümeye başladık. Yolumuz sonu Harbiye. Tahmini varış süresi 1 saat :) Geze geze İstiklal caddesinde ilerliyoruz. Üşüdüğümüzde kitapçılarda soluğu alıyoruz. İki tur atıp yolumuza devam.

Kongre vadisine, müzenin arkasına yani vardığımızda bir sessizlik hakim. Ne kestaneciler, ne de bostancı dolmuş taksiler.

The Nash Ensemble konseri. Programda İngiletere'nin en iyi oda müziği topluluğu yazıyor. Yerimizi aldık. Sol ön taraf. Çok güzel bir yer. Piyanoya hakim.

Konserin programı çok güzel. Önce Mozart ile başladı. Yaylılar ve piyano. Keman, viyola, çello.

İkinci eser Mahler. Sahneye Mezzo-soprano Christianne Stotjin da çıkıyor. Alkış fena değil. %30 dolu olan salona göre.

20 dk. ara. Daha sonra beklediğimiz Johann Strauss Valsi. İmparator Valsi. En sonunda da alkış trafiğinin karıştığı Schubert. Alış trafiği o kadar karıştı ki seyircilerden öfleyen pöfleyen bile oldu.

En nihayetinde güzel bir pazar gecesi geçirdik. Dönüşte yürümedik tabi. Trt radyosu durağından otobüse bindik. Sıcacık iett. :)

6 Kasım 2016 Pazar

Konser: Bilkent Senfoni Orkestrası Gabor Takacs Nagy Emre Sihan Kaleli Cemal Reşit Rey

2016 Kasım' ının ilk konserine Cemal Reşit Rey konser salonunda gittik. Bu ay boş gibi gözükse de biraz konser var.

Bu gittiğimiz konser pek ısınamadığımız Bilkent Senfoni Orkestrasına ait. Soğuk geliyorlar bize.
Fakat bu konseri sıcak kılan, iki önemli faktör var. Birincisi dünyaca ünlü şef Gabor Takacs Nagy'in yönetmesi. Gerçekten çok iyi bir performansı var. Enerjisi hiç bitmiyor. Salon ondan, o salondan memnun. Konser sonunda çalışma defterinin resmini çekip, internette yayınladım. Çok heyecanlı gerçekten.

İkinci önemli olay ise Emre Sihan Kaleli adlı bestecinin  bestesinin ilk defa gösteriminin yapılması.
Bu eserde çok heyecanlı, tutkulu. Alternatif batı sanat müziği örneklerinden. Alışılmışın dışında, fakat zamanın bestelerinden diyebiliriz. Yükselmeler, alçalmalar. Başarılı, Arada Emre Sihan Kaleli 'yi de tebrik edip, ikinci yarının başlamasını bekledik.

İkinci yarı tamamen Schumann' a ayrılmış. Gerçekten şefin dediği gibi çok etkileyici bir eser. İlk yarıda Haydn' la yapılan giriş, Emre Sihan Kaleli ile devam etti, Schumann ile zirvede kapandı.

Yoğun alkışa rağmen tekrar sahneye çıkmadılar. Daha doğrusu başka bir beste seslendirmediler.

Genel olarak salon %70 doluydu ve halinden memnundu.

10 Nisan 2016 Pazar

Konser: Wayne Shorter Quartet Cemal Reşit Rey Konser Salonu

Bu ülkeden Wayne Shorter geldi geçti.

Ara ara Cemal Reşit Rey programına bakıyorum. İlgimi çekenlere gitmeye çalışıyorum. Yine öyle bir gün programa göz atarken Wayne Shorter ismini gördüm. 82 yaşında ki müzisyenin Türkiye konseri. 15 gün öncesinden tükenmeye yakın olan biletlerden 2 tane aldım.

Konser günü geldi. İşten çıkıp zor bir şekilde konsere yetişmeye çalıştım. Zar zor araba parkı buldum. Politik konferans varmış, sıkı bir güvenlik önleminden geçip yerimizi aldık. Şu ana kadar gittiğim en dolu konser. Sıraların sonlarına ilave sandalyeler konulmuş.

Konser biraz gecikmeli olarak başladı. 

Alkış.

Wayne Shorter yavaş yavaş sahneye çıkıp, seyirciyi yavaşça selamlayıp, yerine geçti. Sağında iki tane saksafon vardı. Konser boyunca ikisini 

sırayla çaldı. Biri Soprano saksafon, diğerini tenor saksafondu. 

Quartet'in sahnede ki dizilişi ise şöyleydi.

Sahnenin solunda piyano: Danilo Perez

Ortada: Wayne Shorter

Hafif sağ arkada John Patitucci Kontrbas.

Sahnenin solunda davulda Brian Blade.

Caz müziği adına çok iyi bir konserdi. Seyircinin ilgisi ise muazzam. Yaş aralığı çok genişti. 18 den 80 'e kadar.

Konserden aklımda kalan müzisyenlerin mükemmel performansları oldu.

Hepsi iyidi gerçekten fakat davulcu Brian Blade ayrı bir iyiydi. Hatta çok iyiydi. Brain Blade'yi takibe alacağım :)


Tek bis yaptılar, bis parçasıda 5 dk kadar sürdü. Konser bitti, radyonun sesini yol boyunca kıstım, tınlama kulağımda devam etsin diye.

4 Nisan 2016 Pazartesi

Konser: Between Worlds Cemal Reşit Rey

Geçen akşam Cemal Reşit Rey sahnesinde Between Worlds grubunun bir konseri vardı.

Between Worlds grubu: Avi Vital, Akordeon: Ksenija Sidorova, Itamar Doari: Vurmalı çalgılar.

İstanbul'da huzursuzluk devam ediyor hala. Konser alanının dışı boş sayılır.

İçeri girdik. Sıkı bir güvenlik kontrolünden sonra biletlerimize bakıldı. Görevli salonun boş olduğunu istediğimiz yere

oturabileceğimizi söyledi.

Kendi yerimize geçtik. Üstlerde ortada bir yer. Konser başlamasına 5-10 dk var. Salonda 100-150 kişi var.

Daha sonra konser boyunca daimi yerimiz olacak 3. sıraya oturduk.

Önce mandolin ve akordeon sahneye çıktı. İlk parçadan sonra perküsyon onlara katıldı.

Üç kişilik sempatik bir grup.

Konser ilerledikçe şöyle dedim, oda müziği nedir ne değildir öğrenmek isteyen bu konserde olmalıydı!

Konser sona erdi. Konserden çıkan herkes memnun. Konser bittiğinde alkışlar aslında tüm memnuniyeti belli ediyordu.

Perküsyon çok yetenekli, mandolin zaten grubu sırtlayan sanatçı,


akordeon ise üst seviye.

Akordeonun sağ ve sol klavyesini büyük bir ustalıkla kullanıyorlar. Körük hakimiyeti başarılı.

Konser boyunca akordeonun parlaması gözümüzü alması ayrı bir güzellik.

24 Mart 2016 Perşembe

Konser: Kölner Akademie The 3 Sopranos Cemal Reşit Rey

Takvimler 21 Ocak 2016 'yı gösteriyor. İstanbul kış gecesinde gitmiştik. Senenin ilk konseriydi.
Konser Cemal Reşit Rey'de. İstanbul'un bir çok konserine ev sahipliği yaptığı mekan.

Konser akşamı çok soğuktu. Bundan mıdır bilmem, salonun yarısı boştu. Hatta biraz daha sıkı düzen oturulsa %25'lere düşerdi.

Konser planlanan zamandan biraz gecikerek başladı. Önceden bir Kölner Akademie 'nin  dinletisi oldu.
Üç sopranodan biri henüz konser başlamadan hastalığı sebebiyle değiştiği duyuruldu.

Daha sonra sopranolar bir bir gelmeye başladılar. Tek tek performans sergiliyorlar. Üçü de bitirince, ikişerli çıktılar. Kısa bir ara sonrası konser devam etti. Son olarak üçlü performans sergileyip konser
sonlandı.

Sopranoları dinlemek gerçekten büyük bir keyifti. Konser yerimizde fena değildi doğrusu. Sağ ön.

2 saatlik sürede sizi dünyadan koparıyorlar.

Hele ki mimiklerini görseniz, birbirlerine bakışlarını, öfkelerini, sevinçlerini.,

Konserden aklımda kalan

Purcell :

When I am laid in earth

 mükemmeldi.

Perdeler kapandı. Sıcaktan çıkıp, soğukta gözden kaybolduk.