17 Ekim 2016 Pazartesi

Sinema: Bir Ulusun Doğuşu Rexx sineması

Filmekimi' nin kulağa hoş gelen filmlerinden birini saat 21:30 Rexx sineması için satın aldık. Saat 20:30 da vapurla karşıya geçtik. Cumartesi yoğunluğu, İstanbul hareketli. Vapurda amfili gitarist, yolculuğun ilerleyen dakikalarında bağlamaya döndü. Ağzımızda kalan mırıltıyla hızlıca Caferağa mahallesine daldık. Su ve çikolata alışverişini yapıp, film saatinin gelmesini bekledik. Bizimle bekleyen 10 kişi vardı. Filmin başlamasına 5 dk. kala 100 kişiye yaklaştı.

Sonunda 20 dk geç de olsa başladı. Alt yazı için ayrı bir ekran vardı. Biraz aşağıda olduğu için ben bile zorlandım.

Film Amerika' da yaşamaya çalışan Afrikalı ilk göçmenlerin yaşamlarını anlatmakta. Vahşi kölelik düzeni. İnsanlık dışı olayların sahnelenişi. Üzücü ve yorucu sahneler. Film bittiğinde salonda bir yorgunluk hakimdi. Dolmuşta yanımda oturanlar filmden bahsediyordu. Ortalama bir film bence. Yine de festival programlarında yer alması gerekenlerden.

Sinema: Ağ Kim Ki Duk

Ağ filmi, şansımı zorlayarak tanıştığım bir yönetmen. Filmlerini de beğeniyorum. En azın beni etkiliyor.

Ağ filmini ilk festival programında görünce hemen gitmeye karar verdim. Konusu hemen dikkatimi çekti. Film gününü beklemeye başladık. Cumartesi akşamı yoğun bir trafik olduğundan biraz geç kaldık. Salona giren son iki kişiydik. Biz girer girmez 10 dk. gecikmeli başladı. Tuvalete bile gidemeden film başlamıştı. Neyse ki filme öyle bir kapılmıştım ki anca çıktığımda aklıma geldi.

Film sürükleyici fakat konusu güney ve kuzey kore olunca doğal olarak çekilen sahnelerdeki farklılık ortaya çıkmış.

Kuzeyli bir adamın güneyli bir çarşısında vitrinlere bakışı hala hafızamda.

16 Ekim 2016 Pazar

Konser: Bifo - Joyce Didonato Lütfi Kırdar

Bifo' nun ilk konseri, dünyaca ünlü mezzosoprano Joyce Didonato solist. Yerimiz üst kat, orta balkonun hafif sağ tarafı. Salona pek hakim değil, fakat sahne görüşü fena değil, önümüzde korkuluk demirleri olmasa daha iyi olurdu.

Minibüsçü tabiriyle salon paket. Klima da çalışmadığından biraz sıcak oldu. Oduncu gömleğimin bir iki düğmesini çözdüm.

İlk parçada Bifo soloydu. Daha sonra soprano da katıldı. İkinci yarıda Türk bestecinin parçasını solo yaptılar. Diğer parçalar için soprano şefin eşliğinde üstünü değiştirmiş şekilde tekrar sahneye geldi.
Alkış kıyamet, büyük ilgi var. Soprano da ilgiden memnun. Parçada şaşırıp başa alması görülmeye değerdi. Hatanın yapılabilirliğini görmeyi sağladı.

Konser bitiminde tek parça söylendi. İki tekrar geliş, çiçek takdimi ve konser sonlandı.

3 Ekim 2016 Pazartesi

Konser: Söz Ses Mekan

Yaz tatilinde pek kültürel aktivitelere katılamasam da bu sezon yoğun bir program beni bekliyor. Konserler, festivaller, tiyatrolar, paneller, fuarlar gibi.

Son gittiğim konserin ismi Söz Ses Mekan üç olgunun birleştiği bir akşamdı. Alman konsolosluğunun Tarabya'da ki mekanında, Almanya'da yazarlık yapan iki kişi ve eğitimlerini Almanya'da almış olan piyanist besteci Sinem Altan, Soprano Begüm Tüzemen, Davulcu Christian Thome' nin yer aldığı bir soğuk yazdan kalma akşam.

Önce mekandaki kilisede ufak bir konser, daha sonra bahçedeki piyanoda doğaçlama, sonrasıda yazarlar kitaplarını almanca okuyup tercüme edilmesi, dinleti ve en son konser, kısa bir konserdi, 2-3 şarkı çalındı. Ama grup üyelerinin birbiriyle uyumu güzel. Davulcu sonradan katılmış olsa da pek sırıtmadı. Sopranonun konser sonunda üyeleri tanıtırken Davulcunun ismini bilmemesi ayrı bir hüzün oldu :)

Konserden sonra ufak bir ikram verildi, katılmadık :) Soğuk havanında etkisiyle hızlıca arabamıza yürüdük, sağımızda kalan boğaza baka baka.

3 Temmuz 2016 Pazar

Konser: Jean Ferrandis Caddebostan Kültür Merkezi

Jean Ferrandis, ismini duyduğumda çok heyecanlanmış. Hemen katıldığı organizasyona baktım, İstanbul Woodwind adında bir festival. Üflemeli çalgılar katılmakta. İstanbul Kadıköy belediyesi düzenlemekteymiş.

Ramazan Ayı içerisinde olduğumuz halde konsere gitmeye göze aldık. Sabiha Arda ve ben yoğun İstanbul trafiğinden kurtulmak için marmarayı kullandık. Aktarmalar, dolmuşlar, yol tarifleri derken 19:00 da başlayacak konsere, yarım saat sonra ulaşabildik.

Hemen yerimize geçtik. Caddebostan kültür merkezi, ulaşımı rahat, yeni bina, güzel salonlar içeren bir yer.

Salon soğuk, klima açık. Fakat seyirci çok az salonun %5-10 'u dolu.

Eşlikte piyano, sahnede Jean Ferrandis var. Gerçekten büyük bir usta. Flüte hakim, hele ki dil oyunları salondan bravoları getirdi.

Konser sonunda sunulan çiçekten sonra yeniden sahneye çıkıp tek bis ile Fransız Flüt parçası Morceau de Concours ile bitirdiler.

Piyanist Qiaochu Li için ayrı bir yer açmalıyım çünkü bir eşlikçe nasıl bu kadar sıradışı olur. Görebilirdiniz.

Piyanoya hakim. Solistle bir bütün.
Jean Ferrandis' in konser sonunda yaptığı konuşmanın sonlarında Sevgi güçlü olmalı, korkudan ve nefretten...

23 Haziran 2016 Perşembe

Konser: Richard Galliano - Fransız Sarayı Bahçesi

Ramazan Ayı bir yaz sıcaklarıyla birleştiğinde değişik bir atmosfere büründü. İstanbul da öğle vakti gezen bilir, klimalar etkisizdir.

Yaklaşık 3-4 ay önce aldığım bir bilet. İstanbul Müzik festivali kapsamında düzenlenen Sylvain luc gitarcı ve dünyanın en iyi akordeoncularından Richard Galliano 'nun Fransız Sarayında ki konseri.

Konserin başlamasına bir ay kala güvenlik önlemleri alındı. İsimleri önceden yazdırdık. Kayıt altına alındı.

Fransız Sarayı'nın girişi biraz arada kalmış. Fakat iyi güvenlik önemi alınmış, kimlik kontrolleri, üst baş aramalar, çanta kontrol.

İzleyiciler sıkılsa da mecbur, ne hale geldik.

Konserin başlamasına bir saat kala mekandaydım. Çok güzel ferah bir yer. Yalnız sandalyelerin dizimi ve rahatsızlığından herkes şikayetçiydi. 


Her sandalyenin üzerine program konulmuş. Gözüme çarpan Sylvain luc' un cümleleriydi. " Teknikte ustalık hiçbir zaman benim hedefim olmadı. Müzik bir yarışma değildir. Müziği çalarsın. Müziği yaşarsın. Müzik paylaşmaktır; insanları bölmemelidir.

Konser 15 dk. gecikmeyle başladı. İlk parçalarda akordeonu sadece tiz kısmıyla çaldı. Daha sonra sağ sol eli büyük bir ustalıkla kullandı. Konser Edith Piaf saygı temalı olduğundan onun seslendirdiği parçalara da yer verildi.

Hava yavaş yavaş soğumaya başlamıştı. Öğlenki 40 dereceden eser yok. Esen sadece rüzgar :)

Konserin ortalarına doğru 
Richard Galliano çok güzel bir solo çaldı. Akordeonu sevenler için kaçırılması halinde üzüntü yaratacak bir durum.

Uzun zamandan beri beklediğim konser bitti. Yüzümde keyif ve alınan önlemlerden dolayı bir tedirginlik.

Tek bis yaparak konseri sonlandırdılar. Çiçek takdimi yapıldı.

Birden izleyiciler kapıya yöneldiği için ufak bir sıkışıklık yaşandı. Bu sırada bir tur atayım dedim, o sırada sahnenin yakınında 
Richard Galliano durmakta. Yanına gidip kendimi tanıttım. Konser için teşekkürlerimi sundum. El sıkışık ayrıldık.

Güzel bir anı oldu.





1 Haziran 2016 Çarşamba

Konser: Aziz Ali Elyağutu Livingroom

Aziz Ali Elyağutu dendiğinde akla ilk gelen sanırım akordeondur. Bizde iki akordeon sever olarak Özhan Koray Çatak ve ben, akşam iş çıkışı Gaziosmanpaşa' dan Kadıköy'e yola çıktık. Trafik, metro, marmaray gibi problemlerden geçerek konser mekanına ulaştık. Kadıöy iskeleden livingroom adlı mekan yaklaşık 10 dk yürüme mesafesinde.

Bir önceki program stand-up gösterisiymiş, biraz sarkmış ve 22:00 de başlayacak konserimiz 23:00 de başladı.

Bizim marmaraya yetişme planları da suya düşmüş oldu. Dönüşte 10 dakikada karşıya geçtik. Neyse
konserimize dönelim. Bu sene 
Aziz Ali Elyağutu' nun yapımcılığında gerçekleşen Ah Güzel İstanbul konserlerinin sonuncusuydu.

Umarım seneye  farklı projelerle devam edilir. Salonda yaklaşık 30 kişi filan vardı. Yarıdan biraz fazla bir doluluk.

Konser 2 yarıdan oluştu.

1. yarıda :

Azder Elimeleyh, taxitzi, Sapago, sude sude, salom aleyhim, ada sahilleri, bintiş halebiya gibi .

2. yarıda :

aman katerina mu, ligo ligo tame sini tisis, frago siryani, telli telli,

istek olarak da bir kafkas havası virde ispanyol meyhanesi yer aldı.

Gayet güzel bir akşamdı. Çok keyif aldık.

Yastığa başımı koyduğumda 03:15 idi.