Kalabalık konserlerden biri. Salon gayet iyi dolu. Çoğu konserde böyle kalabalık görmemiştim. Dünya gösterimi olmasına bağladık.
Böyle gösterimler hoşuma gidiyor. Besteci ön sıralarda oturuyor, eser sonunda sahneye çıkıyor, selamlamalar filan.
Eşim Sabiha Gezer ile besteciliğin müzikteki yeri ve bestecinin ölümsüzlüğü konusunda konuşuyoruz. Sonra kitapçığa gözattığımda Hasan Uçan' ın Piyano ve Viyola için konçertosu hakkında bestecinin kendi yazdığı not var. Eserin sonlarında yerel müzikten tınılar olacağını söylüyor. Öyle de oldu. O hava verildi.
Eserle ilgili benim görüşüm gayet olumlu. Eserin sonlarına doğru o bahsedilen tını çok hoş geliyor kulağa. Fakat üflemelilere biraz az yer vermiş. Yani bir eser senfonik mi, oda müziği mi, quartet için mi belirlenip, uygulanması gerektiği düşüncesindeyim.
İlk yarı bu şekilde bitti, ikinci yarıda Çaykovski' ye yer vermeleri çok iyi olmuş. Kulağım bunlara alışık ne yapayım, 5. senfonisi. Sonlara doğru dinleyicileri uyutsa bile gayet iyiydi. Valsler ve finalin allegrosu, bitip bitmemesi.
Konser bitti, arka sıralardaydık, hızlıca çıktık. Arabamızın yeri, iyiydi. Eve doğru trafiksiz vardık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder