Zor zamanlar, psikolojik ve ruhsal çöküntü. Toplumsal kırılmaların yüksek olduğu zamanlar. İnsanların ölmesi. Patlama. Şiddet ortamı. Özgürlüğün sıkışması.
Konu başlıklarımız bunlar. Güzel ülkemin gündemi. İşte böyle zamanlarda konserlere gidiyoruz. İncinen ruhumuz için. Yaşamak için. Daha sıkı tutunmak için. Bir daha böyle şeyler yaşanmaması için.
Cumartesi günü patlama, Pazar günü milli yastı. Konserler tiyatrolar kapalıydı.
Viyana müziği konseri salı günüydü. Lüfti Kırdar'da. Salon %60 dolu. Hava soğuk. Boğaz manzarası karlı.
Harbiye, Lütfi Kırdar arası donduk. Kendimizi salona zor attık. Viyana konserleri iki bölüm. Salı ve perşembe.
İlk konserin konuk solisti Ray Chen. Kemancı. Genç yetenek diye bahsediliyor.
İşin açıkçası konserin haberleri kulağıma gelmeye başlamıştı. Demek ki iyi tanıtım yapıldı.
Konserin programı da çok hoş.
İlk eser Leopold Mozart 'tan, Oyuncak Senfonisi. Sahne birden kuş cıvıltısıyla doldı. İki tane de küçük çalgıcı :)
İkinci eser, oğul Mozart'tan. 3. Keman Konçertosu.
Üçüncü eser: Maurice Ravel 'den, Çigan Rapsodi.
Kısa bir ara verildi. Öksürükler.
Haydn' dan Orfeus ve Evridike.
Kapanış. Oğul Mozart' tan 41. Senfoni.
Ray Chen çok beğenildi. Dakikalarca alkışlandı. Bize seçtiği eser ise Paganini'den di. Ray Chen eser ismini söylediğinde grup kemancılarından birinin yüz ifadesi çok hoştu. Heyecanlıydı.
Memnun bir şekilde konser bitti. Bostancı, bostancı nidalarıyla otobüs durağının yolunu tuttuk.
16 Aralık 2016 Cuma
4 Aralık 2016 Pazar
Konser: The Nash Ensemble - Christianne Stotjin- Cemal Reşit Rey
Soğuk bir pazar akşamı. Galata kulesinden yürümeye başladık. Yolumuz sonu Harbiye. Tahmini varış süresi 1 saat :) Geze geze İstiklal caddesinde ilerliyoruz. Üşüdüğümüzde kitapçılarda soluğu alıyoruz. İki tur atıp yolumuza devam.
Kongre vadisine, müzenin arkasına yani vardığımızda bir sessizlik hakim. Ne kestaneciler, ne de bostancı dolmuş taksiler.
The Nash Ensemble konseri. Programda İngiletere'nin en iyi oda müziği topluluğu yazıyor. Yerimizi aldık. Sol ön taraf. Çok güzel bir yer. Piyanoya hakim.
Konserin programı çok güzel. Önce Mozart ile başladı. Yaylılar ve piyano. Keman, viyola, çello.
İkinci eser Mahler. Sahneye Mezzo-soprano Christianne Stotjin da çıkıyor. Alkış fena değil. %30 dolu olan salona göre.
20 dk. ara. Daha sonra beklediğimiz Johann Strauss Valsi. İmparator Valsi. En sonunda da alkış trafiğinin karıştığı Schubert. Alış trafiği o kadar karıştı ki seyircilerden öfleyen pöfleyen bile oldu.
En nihayetinde güzel bir pazar gecesi geçirdik. Dönüşte yürümedik tabi. Trt radyosu durağından otobüse bindik. Sıcacık iett. :)
Kongre vadisine, müzenin arkasına yani vardığımızda bir sessizlik hakim. Ne kestaneciler, ne de bostancı dolmuş taksiler.
The Nash Ensemble konseri. Programda İngiletere'nin en iyi oda müziği topluluğu yazıyor. Yerimizi aldık. Sol ön taraf. Çok güzel bir yer. Piyanoya hakim.
Konserin programı çok güzel. Önce Mozart ile başladı. Yaylılar ve piyano. Keman, viyola, çello.
İkinci eser Mahler. Sahneye Mezzo-soprano Christianne Stotjin da çıkıyor. Alkış fena değil. %30 dolu olan salona göre.
20 dk. ara. Daha sonra beklediğimiz Johann Strauss Valsi. İmparator Valsi. En sonunda da alkış trafiğinin karıştığı Schubert. Alış trafiği o kadar karıştı ki seyircilerden öfleyen pöfleyen bile oldu.
En nihayetinde güzel bir pazar gecesi geçirdik. Dönüşte yürümedik tabi. Trt radyosu durağından otobüse bindik. Sıcacık iett. :)
1 Aralık 2016 Perşembe
Konser: Masumiyet Zamanı-Zuill Bailey-kate royal lütfi kırdar
Aralığın ilk günü. Geçen düşünüyordum sanırım dünyayı düşünmeye başladığımızdan beri ülkemde işler karışık. Hep karışıktı çünkü. Hem vurdum duymazdık. Yine gündem çok dolu, doların artmasını filan taktığımı sanmayın, ölümler beni yoran. Garibanlık ölümü getirir mi tartışılır, deprem öldürmez, öldüren binalardır gibi.
Bu koşullar altında konserler oluyor, kültürel çalışmalar yapılıyor. Zor işler. Geç kalmışlık gibi. Bu olaylar neler olur kestirmek zor. Kötülük mü artar, iyilik mi artar muallak.
Bu koşullar altında konserler oluyor, kültürel çalışmalar yapılıyor. Zor işler. Geç kalmışlık gibi. Bu olaylar neler olur kestirmek zor. Kötülük mü artar, iyilik mi artar muallak.
Konserimize dönersek. Eşimle gittim. Sağ arkalarda yerimizi aldık. Salon doluluğu %70 seviyelerinde. Ön sıramızdaki çocuk 9-10 yaşlarında 3 senedir. Çello çalıyormuş. Yanımızdaki çiftten kadın izleyici, 8 aydır çello çalıyormuş, 55-60 arası.
Tabi gelen çellocu, meşhur bir virtüöz. Çocuk konser bitiminde adeta fırladı, Meğer cd imzalatacakmış, sıranın başında.
Tabi gelen çellocu, meşhur bir virtüöz. Çocuk konser bitiminde adeta fırladı, Meğer cd imzalatacakmış, sıranın başında.
Konser 10 dk. gecikmeli başladı. Salon sıcak. Kış vakti. İlk yarıda Michael Daughterty' in besteci çalındı. Eser sonunda, çellocu yoğun alkıştan iki kere sola yaptı. Çok hoştu gerçekten.
İkinci yarı başladı. Mahler'den Sol Dur senfonisi.4. .Soprano Kate Royal son bölümde sahne aldı. Sondan bir önce sahneye çıkıp, kemancıların arasına oturdu. Bu da ilginçti.
İkinci yarı başladı. Mahler'den Sol Dur senfonisi.4. .Soprano Kate Royal son bölümde sahne aldı. Sondan bir önce sahneye çıkıp, kemancıların arasına oturdu. Bu da ilginçti.
Dikkatimi çeken diğer bir nokta salonun Mahler' de uykuya dalmasıydı. Bir de salon hasta. öksüren. aksıran çok fazlaydı. Nitekim yoğun ve güzel bir konserdi.
Söylemeden geçemeyeceğim, program kitapçığında Mahler'in sevilmesinin, anlaşılmasını için seyircinin hazır olaması benzeri cümleler kullanmıştı. Mahler gerçekten seyirciyi zorluyor.
Söylemeden geçemeyeceğim, program kitapçığında Mahler'in sevilmesinin, anlaşılmasını için seyircinin hazır olaması benzeri cümleler kullanmıştı. Mahler gerçekten seyirciyi zorluyor.
28 Kasım 2016 Pazartesi
Konser: Edward Aris Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi
Onca ilan, onca emek nereye gidiyor diye kızmamak elde değil. Koca salon boş. Akordoen üstadı olmasını bir tarafa bıraktık, bir oda müziği konseri verilmekte. Gerçekten ilgi çok çok az. Üzülmemek çok zor neyse ki üzüntümüz bir nefeslik. Hemen konserin havasına girdik.
Konserin konusu, Türk ve Arjantin tangoları. Akordeon' a yakışan stillerden biri. Bizim de çok hoşumuza gitti. Salon halinden memnun. Yalnız kontrbas biraz geri planda kalmış. Trompet ise biraz fazla önde. Biraz da acemiydi diyebiliriz.
Akordeon ise gerçekten beklediğimiz gibi çok hoş. Edward Aris büyük usta. Güler yüzü ayrı bir artı hoşluktu.
Konser sonunda ise isteyenleri kulise bekliyorum dedi. Kuliste bekleyen arkadaşlardan biri şöyle diyordu, konser salonundan burası daha kalabalık. Edward Aris de şaşırdı. Bayrampaşa' yı özellikle burayı ( kulisi ) hiç unutmayacağım.
El sıkışarak, iyi dileklerle salondan ayrıldık.
Konserin konusu, Türk ve Arjantin tangoları. Akordeon' a yakışan stillerden biri. Bizim de çok hoşumuza gitti. Salon halinden memnun. Yalnız kontrbas biraz geri planda kalmış. Trompet ise biraz fazla önde. Biraz da acemiydi diyebiliriz.
Akordeon ise gerçekten beklediğimiz gibi çok hoş. Edward Aris büyük usta. Güler yüzü ayrı bir artı hoşluktu.
Konser sonunda ise isteyenleri kulise bekliyorum dedi. Kuliste bekleyen arkadaşlardan biri şöyle diyordu, konser salonundan burası daha kalabalık. Edward Aris de şaşırdı. Bayrampaşa' yı özellikle burayı ( kulisi ) hiç unutmayacağım.
El sıkışarak, iyi dileklerle salondan ayrıldık.
24 Kasım 2016 Perşembe
Tiyatro: Kibarlık Budalası Haldun Dormen Trump Gösteri Merkezi
23 Kasım 2016 Öğretmenler Günü hediyesi aldığımız bir tiyatro akşamı, ardından Vefa' da boza içme aktivitesi :)
Tiyatronun kendi, bozanın tadı güzeldi.
Trump Gösteri merkezi Mecidiyeköy'de biraz ters bir yer bize göre, gerçi tiyatro çıkışı kolay çevreyoluna bağlanıyoruz ama olsun, ters yer.
Tiyatro salonu ufak olmasına rağmen, güzel. Havalandırmada eksikler var yalnızca. Pelin ve Gürhan Gürgen arkadaşlarımızla yerimizi aldık. Güzel bir yerimiz var, Ön orta salona hakim.
Kibarlık Budalası 10 dk geç başladı. Bu sırada bekleyenler için salonda Vivaldi four seasons çalmakta.
Oyun başladı, Alkışlar güzel. Oyunu hep şu havada izledim. Haldun Dormen 88 yaşında. Gerçekten takdirlik ve tebriklik bir konu. Diğer oyunla ilgili estetik eleştirmeleri başka arkadaşlara bırakıyorum.
Sadece tiyatronun konusunun anlatıldığı döneme mozart türk marşını seçmeleri güzel olmuş. Yakışmış.
Son olarak tavsiye ediyorum, Haldunlar Dormenler izlenirler.
Tiyatronun kendi, bozanın tadı güzeldi.
Trump Gösteri merkezi Mecidiyeköy'de biraz ters bir yer bize göre, gerçi tiyatro çıkışı kolay çevreyoluna bağlanıyoruz ama olsun, ters yer.
Tiyatro salonu ufak olmasına rağmen, güzel. Havalandırmada eksikler var yalnızca. Pelin ve Gürhan Gürgen arkadaşlarımızla yerimizi aldık. Güzel bir yerimiz var, Ön orta salona hakim.
Kibarlık Budalası 10 dk geç başladı. Bu sırada bekleyenler için salonda Vivaldi four seasons çalmakta.
Oyun başladı, Alkışlar güzel. Oyunu hep şu havada izledim. Haldun Dormen 88 yaşında. Gerçekten takdirlik ve tebriklik bir konu. Diğer oyunla ilgili estetik eleştirmeleri başka arkadaşlara bırakıyorum.
Sadece tiyatronun konusunun anlatıldığı döneme mozart türk marşını seçmeleri güzel olmuş. Yakışmış.
Son olarak tavsiye ediyorum, Haldunlar Dormenler izlenirler.
19 Kasım 2016 Cumartesi
Konferans: Ozan Yarman 79 sesli düzeni
Barış Manço kültür merkezi, Kadıköy' de gerçekleşen bu etkinliğe yaklaşık 20 dakika önceden gittik. Salonda bizbizeyiz. Konuşmacı Ozan Yarman biz salona girer girmez, hoş geldin demesiyle, isimlerimizi sormasıyla renkli ve saygın kişiliğini belli etti.
Konuşma tam 14:00 de başladı. Konu müziğin yumuşak karınlı noktaları olduğundan pek izleyici yoktu. Fakat konunun önemi açısından değerlendirdiğimizde üzücü bir durum, neyse ki üzüntümüz kısa sürüyor.
Konuşma başladı. Kemal İlerici' nin 53 sistemiyle zaman zaman kıyaslamalarla konferans devam etti. Bence çok faydalı ve yerinde bir etkinlikti.
Muse 2 nota yazma programıyla tanışmamız da ayrıca bizim için bir artı oldu.
Konuşma tam 14:00 de başladı. Konu müziğin yumuşak karınlı noktaları olduğundan pek izleyici yoktu. Fakat konunun önemi açısından değerlendirdiğimizde üzücü bir durum, neyse ki üzüntümüz kısa sürüyor.
Konuşma başladı. Kemal İlerici' nin 53 sistemiyle zaman zaman kıyaslamalarla konferans devam etti. Bence çok faydalı ve yerinde bir etkinlikti.
Muse 2 nota yazma programıyla tanışmamız da ayrıca bizim için bir artı oldu.
Konser: istanbul devlet senfoni orkestrası emilio colon
Konser sezonu başladı demiştim ya, son sürat devam ediyor. Bu güzel cumartesi akşamı Haliç kongre merkezindeyiz. Altınboynuzda.
20:00 de başlamasına rağmen zor yetiştik. Arkadaşlarımız çoktan yerini almış, bizi beklemekteler. Salonun arka ortasındayız. Ön sıramızla bacak mesafemiz uzun. Konser 5dk gecikmeyle başladı. Salonun ışıkları açık. Arada bunun tartışması yapılıyor. Işıklar kapalıyken nasıl olur olmaz diye.
Orkestra yerini aldıktan sonra konuk şef Theodore Kuchar yerini aldı. Sahne biraz küçük gelmiş. Ekip zor sığmış. Adım atmaya yer yok. Salonun ise %60 doluluğu var. Gerçekten dolmaması çok ilginç. Çok kaliteli ve bilet fiyatları hesaplı.
İlk eser MODEST MUSSORGSKY ' den. Kısa sürüyor. 2 dakikalık. SOROTCHINSKY FAIR OPERASI'NDAN "GOPAK".
Daha sonra virtuoz çelist emilio colon, kitapçıkta onu tutkulu çalıyor diye tarif ediyor. Öyle de.
Beyaz takım elbise, kırmızı gömlek ve çorap. Çaldığı eser
20:00 de başlamasına rağmen zor yetiştik. Arkadaşlarımız çoktan yerini almış, bizi beklemekteler. Salonun arka ortasındayız. Ön sıramızla bacak mesafemiz uzun. Konser 5dk gecikmeyle başladı. Salonun ışıkları açık. Arada bunun tartışması yapılıyor. Işıklar kapalıyken nasıl olur olmaz diye.
Orkestra yerini aldıktan sonra konuk şef Theodore Kuchar yerini aldı. Sahne biraz küçük gelmiş. Ekip zor sığmış. Adım atmaya yer yok. Salonun ise %60 doluluğu var. Gerçekten dolmaması çok ilginç. Çok kaliteli ve bilet fiyatları hesaplı.
İlk eser MODEST MUSSORGSKY ' den. Kısa sürüyor. 2 dakikalık. SOROTCHINSKY FAIR OPERASI'NDAN "GOPAK".
Daha sonra virtuoz çelist emilio colon, kitapçıkta onu tutkulu çalıyor diye tarif ediyor. Öyle de.
Beyaz takım elbise, kırmızı gömlek ve çorap. Çaldığı eser
- DIMITRI ŞOSTAKOVIÇ : Mİ BEMOL MAJÖR VİYOLONSEL KONÇERTOSU NO. 1, OP. 107
- Salon çok sevdi. Alkış güzel. Yeniden sahne arkasına girip çıkmalarla, son bir esere ses verdi. Muazzam. Virtuozlük böyle bir şey sanırsam.
Aradan sonra artık istanbul devlet senfoni orkestrası şef ve salonla başbaşaydı. - SERGEI PROKOFIEV : SENFONİ NO. 5, OP. 100
eserine başladılar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)