17 Şubat 2017 Cuma

Konser: Emre Tamer İDSO Emek Sineması

Batı sanat müziğini pek severim. Hele ki barok olduğu zaman işimi gücümü bırakır ona yoğunlaşırım. Bayılırım diyebilirim. Okulun duvarında asılı gördüğüm bir afişle konseri programımıza aldık. Arkadaşlara da haber ettim. Müsait olan olmayınca sevgili eşimle Taksim'in yolunu tuttuk.

Taksim çok yoğun. Polis sayısı eskiye oranla çok fazla. Ağır silahlılar. Bu ortamda sanatsal faaliyetleri bırakın yaşam bile zor.

Emek sineması büyük bir avm' nin beşinci katına yapılmış. Salon güzel ama eski emek değil be ne yapalım. Alışılır.

Asansörü elle, kolla değil de, tuşla tutmak lazım. Bunu öğrendim. 5. kata çıktık. Masa kurulmuş. Biletimizi aldık. Bir tane de program.

Yerimizi ön orta 5. sıra. Hep beşten gidiyoruz.

Başlangıçta Emre Tamer ufak bir konuşma yaptı. Barok için çembalo'dan, yapılan akortlardan, vibrato olmayacağından bahsetti.

Konser, salon hazır olduğunda ışıklar sönmeden başladı. İdso konserlerinde genelde sönmez.

Emre Tamer' in nefes alışverişleriyle oda orkestrasını yönetmesi görülmeye değer.

Program şöyleydi;

Antonio Vivaldi, William Boyce, Biagio Marini, Johann Adolph Hasse, Georg Philipp Telemann, Johann David Heininchen, sonra olarak bis parçası olarak Rameau çaldı. Dinleyiciler gayet memnundu.







6 Şubat 2017 Pazartesi

Konser: Lucas Vondracek Gewandhaus mendelssohn-saal

Leipzig turumuzun son konseri yine Gewandhaus'da. Fakat bu sefer gross saal de değil. Gewandhaus orkestra şefliğini yapan ünlü besteci Mendelssohn' dan ismini alan Gewandhaus mendelssohn-saal' de yapıldı. Burası daha çok oda müziğine uygun, ona göre akustiği ayarlanmış bir salon.

Konser ise mükemmel bir piyano resitali. Piyanist Çek Lukas Vondracek. 2016 Kraliçe Elisabeth yarışması birincisi.

Konser programı Mozart, Çek besteci Bedrich Smetana ve aradan sonra Brahms.

Kullanılan piyano çok iyi bir Steinway.

Lukas Vondracek, mimikleriyle bana Gide' nin sözlerini hatırlatsa da salonu iyi etkiledi. Kulise koşması ise ayrı bir olaydı :)

Yalnız tuşesi çok güçlü. Ben bundan sonra takip edeceğim. Çek bestecinin eserini çalması güzel jest.

Salon gayet memnundu. İki kere bis çaldı.




Konser: St. ThomasKirche Thomanerchor

Leipzig dendiğinde müzik severlerin aklına ilk gelen kelime Bach'tır. Bach Leipzig'in merkezinde bulunan Thomas Kilisesinde yöneticilik yapmıştır. Şu anda kilisenin önünde büyük bir heykeli var.
Turistlerin ve yerel halkın uğrak mekanlarından biri.

O ortamda güzel bir motet dinleme fırsatını duyunca hemen yerimizi aldık. Kilise neredeyse dopdolu. Cumartesi ikindi vakti. Giriş paralı enteresan. Dinin parayla ilişkisi tartışılmalı daha sonra.

Konser programı şu şekilde;

Edward William Elgar
Heinrich Schütz
Felix Mendelssohn
Bach
Carl Piutti
Bach

Konserde koro ve solistler kullanıldı. Bunlara orkestra eşlik etti.

Konserin başlangıcındaki org sesi hala kulağımda. Carl Piutti'nin de eserine katılanların katılması değişik bir ortam yarattı.

Konser ara ara vaaz ve incil okumasıyla kesildi. Para işi burada devreye giriyor. Hem para alınıyor hem de reklam.

Neyse o ortamda o müzikleri dinlemek gayet güzel.




Konser: Gewandhausorkestrası Stefan Asbury

Almanya, Leipzig gezisinde gittiğimiz konserleri bugün yazmak istiyorum. İlki Leipzig şehrinin meşhur konser binası Gewandhaus'da ki mükemmel konser. Sabah saatinde 10' da bu kadar ilgi gerçekten şaşmak elde değil. Tam salonun ortasındayız diyebilirim. Güzel resimleri çekmeyi konser sonrasına bırakarak yerimize oturduk.

Konser ünlü ingiliz şef Stefan Asbury yönetiminde. Konserin konusu da yeni müzik. Gayet hoş.
Koro arkada hazır bekliyor. Önlerinde bas, tenor, soprano ve alto. Onların da önünde Gewandhaus orkestrası. Sahne kalabalık yani.

Konser başladı. Seyirci ortalamasına şöyle bir göz attım. Orta yaş yok, ya genç ya da yaşlı. Enteresan bir durum.

Koro ve orkestra uyumu görülmeye değer.

Fiyatlarda gayet makul. Yolu düşen arkadaşlar gitsin yolu düşmeyen de yolunu düşürsün.

30 Ocak 2017 Pazartesi

Konser: Rachmaninov Anatolian Project Sulukule Sanat Akademisi

Ay sonu geldi, yoğunluk var ki sormayın. Cumartesi akşamı yine de apar topar evden çıkıp, 15 dk. de salona geçtik. Salon %20 dolu.

Sulukule sanat akademisi' nin çok güzel bir binası, yeri salonu var. Birçok alanda eğitim vermekte.

Konser 10dk gecikmeyle başladı. Bu sırada ben de konser hakkında bilgi edinmeye başladım.

Piyano: Güldiyar Tanrıdağlı Balaban: Ertan Tekin Tambur: Cenk Erdoğan.

Sanatçılar arasında sadece Ertan Tekin' i daha önce dinleme fırsatım olmuştu.

Konsere gelecek olursak Rachmaninov' un farklı yüzünü görmek isteyen müzik severlerin kaçırmaması gerek. Alternatif bir pencere değil, Rachmaninov' un bizzat kendisini sunuyor. Sadece biraz daha yerel çalgılarla.

Hele ki son eserde Fikrimin İnce Gülünü solistin söylemesi, salonu mest etti. Biz dört kişi gitmiştik. Dördümüzde memnun ayrıldık. İlk fırsatta albümlerini de alacağım.



28 Ocak 2017 Cumartesi

Konser: Batı Müziğinde Osmanlı İzleri CRR

Soğuk İstanbul gecesinde apar topar yetişmek için hızlıca ilerlediğimiz ve yetiştiğimiz bir konser oldu. Arabamızı hızlıca attık. Teşbih :)

Konserin başlamasına 7 dk. vardı. Yerimizi aldık. Salon %30-40 dolu. Orta arkalardayız.

Konserin konusu, Batılı bestecilerin Osmanlı' dan esinlendiği eserler veya eserlerinden bölümler. Kulağa hoş geliyor değil mi? Kendimizi dev aynasında görmezsek bir problem yok.

Gelen konuklarda davetiye ağırlıklı sanırım. Ellerinde. Bir de başörtülü izleyiciler konuklar arasında var. Daha da artmasını diliyorum. Burada konu başörtüsü değil, tüm halkın müziği sahiplenmesi.

Ekran var sahnede. Bir de piyano. Çok şık.

Konser başladı. Tutu Aydınoğlu Piyanoda. Koro, solistler. çello, keman, arp da var.

Mozart, Beethoven, Strauss. Webber den eserler.

Konserin başlarında biraz salon sıkılsa da sonlara doğru açıldı. Güzel bir sonla nihayetlendi.

Çiçek Kanter ve Meral Yapalı hocaların sahneye davet edilmesi ayrı bir şıklıktı.






24 Ocak 2017 Salı

Konser: Arslan Hazreti BMKM

Azerbaycan ve İran makamsal müziğinde önemli bir yeri olan, aynı zamanda saz yapımcısı, lütiye ve kamençe çalan biri, Arslan Hazreti. Geçtiğimiz Pazar günü İstanbul Üniversitesi Etnomüzikoloji ve Folklor Anabilim dalının davetlisi olarak Barış Manço kültür merkezinde konser verdi.

Doğaçlama üzerine olan bir konserdi. Makamsal müziğe örnekler vererek ilerledi. Konser ve Atölye tarzında, uygulamalı olarak gerçekleşti.

Ben de bu konserde kısa bir süre de olsa sahne aldım. Akordeonumla tabi. Kendi bestemi izleyicinin beğenisine sundum. Doğaçlama için biraz daha çalışmam gerek sanırım.

Salon mu sıcak yoksa sahne aldığım için mi terledim bilmiyorum, benim için değişik bir geceydi.

Bunun yanında ufak ipuçları da verdi.

Son olarak 3-4 dakika yaptığı doğaçlaması hala kulaklarımda, konseri şöyle bitirdi. " Ben çalarım aslında, yarım saat, bir saat daha, seyirci fazla sıkılmasın diye kestim".